Nedir

LALE DEVRİ (1718 - 1730) « Tarih

Osmanlı tarihinde Ahmet III. zamanında on iki yıl sürmüş olan zevk ve safa, israf ve eğlence devrine verilen ad.Lâle Devrini açan Üçüncü Ahmed'in sadrazam ve damadı Nevşehirli İbrahim Paşadır. “Sefaretname”siyle meşhur Yirmisekizçelebi Mehmet Efendi Fransa sefiri iken gördüğü Versailles sarayının havuzlarını, bahçelerini. korularını pek beğendiği için İstanbul'a döndüğünde methini padişaha ve sadrazama duyurdu. Bu yerler örnek tutularak Beşiktaş ilerisindeki Çırağan sanayi ile Kâğıthanede köşkler, çağlayanlar, korular yapıldı. Gene o zamanlarda Hollanda’dan getirilen lâle soğanları pek rağbet gördü. Bahçeler renk renk lâlelerle süsledi. Bir aralık lâle merakı o kadar arttı ki tek soğanın bile bir altına satılıp alındığı oldu. Padişah, sadrazam, İstanbul'un ileri gelenleri ve zenginleri kâh Çırağan sarayında kâh Kâğıthanede eğleniyorlar; gece, eğlencelerinde de üstlerine birer mum diktikleri kaplumbağaları lâlelerin altında dolaştırarak çırağanlar tertibe diyorlardı. Bu devri Patrona Halil İsyanı kapadı. Padişah, damadı İbrahim Paşayı boğdurarak cesedini ayaklanan halkın önüne attırdı, bu devri terennüm etmiş ve hiçbir eğlenceden geri kalmamış olan meşhur şair Nedim, Beşiktaş'taki evini saran asilerden kaçarken damdan düşüp öldü. Üçüncü Ahmet de tahtı Birinci Mahmuda bırakmak zorunda kaldı. “Lâle bin altına ise nale (inilti) bedihava (bedava) dır” atalar sözü Lâle Devrinin sefahat sefalet tezadını göstermek için söylemiştir.

IRK « Toplum ve Toplum Yapısı

İnsan türünün belli başlı ve devamlı çeşitlerinden her biri. Yeryüzünde yaşayan insanlar, çok çeşitlilik gösterirler. Fakat bu çeşitlilik içinde, belli başlı ve devamlı eş özellikler taşıyanlarını, belli gruplar içinde toplamak mümkün olmuştur. Devamlı ve eş özellikler olarak, ilkin, aynı coğrafya bölgeleri içinde yaşayan insanları, aynı gruplar altında toplamak düşüncesinden hareket edilmiştir. Fakat, bu ayrıntının, gerçek bir gruplaşmaya pek yardım edemeyeceği anlaşıldığından, devamlı ve eş özellikler olarak, derinin, saçların, gözlerin renkleri, başın biçimi, yüzdeki çizgiler, vücudun çeşitli organları arasındaki oranlar göz önünde tutularak gruplaşmalar yapılmıştır.

Bu esaslar göz önünde tutularak, insan türü, başlıca dört ana ırka ayrılmıştır: Beyaz ırk, sarı ırk, kırmızı ırk. Beyaz ırk, çoklukla Asya'nın batısında, Avrupa'da yaşayan insanların ırkıdır. Fakat dörtyüz yıldan beri bu ırkın insanları, göç ve çeşitli sebeplerle dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Bu ırka, yanlış bir deyimle, Avrupa ırkı da denir.

San ırk, Asya'nın doğusunda yaşayan insanların ırkıdır. Bu ırk içinde Çinliler, Japonlar, Moğollar yer almaktadır.Buna Asya ırkı da denir.

Siyah ırk, Afrika'da ve ekvatoral , bölgelerde yaşayan insanların ırkıdır. Bu ırka da yanlış bir deyimle, Afrika ırkı denir.

Kırmızı ırk, Amerika'nın yerli halkının ırkıdır. Bugün çoklukla Güney Amerika'da ve Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde bulunurlar.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI « Devlet

Yurdumuzdaki enerji ve tabii kaynaklarımızla ilgili işletmelerin bağlı bulunduğu Bakanlığa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı denir. Ocak 1964 tarihinde kurulmuş yeni bir bakanlıktır. Tarım, bir ülkenin en önemli gelir kaynaklarım meydana getirir. Endüstri, bir ülkenin, kolaylıkla medenî bir ülke olmasını sağlayan önemli bir şarttır. Fakat, önemli olan bu iki şartın yanında ülkemizin yer altında ve yer üstünde bulunan çeşitli tabiî kaynaklardan da, gereği kadar istifade etmek zorunludur.

îşte, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı, yurdumuzdaki, toprak altında olsun, toprak üstünde olsun, pek çok olan madenlerimizden, çeşitli enerji kaynaklarımızdan, gereği gibi istifade edilmesini sağlayan, bu yolda çalışan kuruluşların çalışmalarını düzenleyen bir Bakanlıktır.

Görevleri:

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı'nın başlıca görevleri şunlardır:

1 - Yurdumuzun maden ve enerji işlerini düzenlemek ,

2 - Kendine bağlı Devlet işletmelerinin ve anonim şirketlerin çalışmalarını düzenlemek, kontrol etmek ,

3 - Halkın kurmuş olduğu enerji ve maden kurumlarının çalışmalarını kolaylaştırıcı tedbirler almak ,

4 - Elektrik ve havagazı fabrikalarını kontrol etmek.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bağlı kuruluşlar şunlardır:

Atom Enerjisi Komisyonu: Yurdumuzda da atom enerjisinin kurulmasını sağlamaya çalışan bir kuruluştur.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü:

Susuz toprakları sulamak, şehirlere su vermek, barajlar ve kanallar yapmak, su baskınlarını önlemek için setler yapmak, görevleri arasındadır.

Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü:

Yurdumuzda, toprak altında bulunan maden kaynaklarını bulmak içim araştırmalarda bulunur.

Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu;

Toprak altı servetlerinin en önemlilerinden biri olan kömürün çıkarılmasına çalışır.

Petrol Dairesi, Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ve Petrol Ofisi: Dünyanın en önemli madenlerinden biri olan petrolün bulunması için araştırmaları hızlandırmak, elde edilen petrolün işletilmesini ve dağıtılmasını sağlamak ,bunların satışı ile ilgilenmek, bu kuruluşların görevleridir.

Etibank ve İşletmeleri: Bir banka olarak Etibank ve İşletmeleri de madenlerle ilgilenir.

Elektrik İşleri Etüt Dairesi: Yurdumuzun elektrik kaynaklarının incelemesini yapar.

NAGAZAKİ « Dünya Coğrafyası

Japonya'da Kysu-shu adasında bir liman şehri. Nüfusu 400.000 dir. Japonya'nın en önemli limanlarından biridir. İkinci Dünya Savası yıllarında Amerika Birleşik Devletleri tarafından ikinci atom bombası buraya atılmış ,(9 Ağustos 1945) ve binlerce kimsenin ölümüne sebep olmuştur.

DİKTATÖRLÜK « Yönetim Şekilleri

Bir devletin idaresinin, kayıtsız şartsız bir kişinin elinde bulunduğu yönetim şekli. Yöneten kimseye de “diktatör” adı verilir. Kelimenin aslı, Lâtince “dictator” kelimesidir. Bu yönetim şekli, ilkin Roma Cumhuriyeti devrinde kullanılmıştır. Memleketin güvenliğini ilgilendiren acele bir durum karşısında, bir kimse senato tarafından yedi yıl süresince “diktatör” olarak tâyin edilir ve memleket bu yıllar içinde, o kimsenin, kayıtsız-şartsız idaresinde bulunurdu. Bu devrenin sonunda ise, çekilmeye mecburdur.

Roma Cumhuriyetinden sonra tarihte görülen diktatörlükler, esasta aynı kalmakla birlikte, değişik şekiller göstermiştir. Özellikle, Hitler Almanyası'nda ve Mussolini İtalyası'nda ilkin bir partinin seçimlerle Mecliste çoğunluk alması üzerine parti egemenliği şeklinde başlamış, sonraları kayıtsız şartsız bir kişinin üzerinde toplanmıştır.

TEKMAN « Türkiye Coğrafyası

Erzurum iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.125 kilometrekare, nüfusu 21.613 dir. Yüzeyi genel olarak dağlık alanlardan ve platolar halindeki sırt ve yamaçlardan ibarettir. Hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 662 nüfuslu Tekman kasabasıdır.