Nedir

ALMANYA « Dünya Coğrafyası

Batı ve Orta Avrupa'daki Almanya Federal Cumhuriyeti ile Almanya Demokrat Cumhuriyetini içine alan ülke.

Tarih: Saksonyalı Büyük Otta tarafından 1462 yılında kurulan Cermen -Roma İmparatorluğu 1806 yılına kadarsürmüştür. İkinci İmparatorluk, Fransa - Prusya savaşından sonra 1871 de Prens Otto von Bismarck tarafından kurulmuş, üçüncü İmparatorluk da 1934 yılında Adolphe Hitler tarafından kurulmuştur.

Alman tarihi, 1863 den 1945 yılına kadar hep istilâ savaşları ile kaplıdır. 1S64 de Prusya, Avusturya ile Danimarka'ya hücum ederek Şlezvig - Holştayn yarımadasını almış, iki yıl sonra Kuzey Almanya Konfederasyonu topraklarına katmıştır. 1870 Alman - Fransız savaşında Alsaee Doren Bölgesi de alınmış ve böylelikle Prusya Kralı 18 Ocak 1871 de Alman İmparatoru ilân edilmiştir.

Birinci Dünya Savaşının sonunda Almanya yenilgiye uğradığı için bazı bölgeleri taksim edilmiş, Alzas - Loren

Fransızlara geri verilmiş, Prusya ile Pozen'in bir kısmı Polonya'ya, Kuzey Şlezvig Danimarkaya, Moresnet ve Malmedy Belçikaya terkedilmiştir. Danzig de, Milletler Cemiyetinin kontrolünde serbest bir bölge olmuştur.

9 Ekim 1918 de, müttefiklerle mütareke yapılmadan iki gün önce, Alman İmparatoru, imparatorluktan ayrılmış böylelikle 1919 da halk arasında seçimler yapılarak Reichstag meydana gelmiş ve Weimer Cumhuriyeti kurulmuştur.

1918 ile 1932 yıllarında Almanya siyasî bir buhran geçirmiş, çeşitli partilerin iç didişmeleri arasında bocalamıştır. 1930 yılına doğru Hitler'in kurmuş olduğu Nasyonal Sosyalist Partisi (Nazi Partisi) ilk zafer adımını atmış ve 1933 Haziranında yapılan seçimlerde ezici bir çoğunluk kazanmıştır. Partinin lideri Hitler Şansölye (Başbakan) olmuş, Cumhurbaşkanı Hindenburg'un ölümü üzerine de, devlet başkanlığını da üzerine alarak “Führer” sıfatı ile diktatör olmuştur.1934-39 yılları arasında Almanlar Versaillles antlaşmasına karşı gelerek yeni baştan silâhlanmışlar, Yahudileri ve liberalleri zor durumlarda, bırakmışlar, temerküz kamplarında işkence yapmışlardır. İlkin Saar Bölgesini, sonrada Avusturya’yı, Çekoslovakya’yı istilâ etmişler.1939 yılında Rusya ile bir saldırmazlık paktı imzalayarak. 1 Eylülde Polonya'ya hücum etmişlerdir. Polonya'ya garanti vermiş olduklarından onlar da savaşa katılmışlar, bu hareketler sonucu olarak da İkinci Dünya Savaşı fiilen başlamıştır.

Bu savaş sırasında Almanya, Danimarka’yı , Norveç’i, Belçika'yı. Hollanda'yı, Lüksemburg'u, Fransa'yı, Yugoslavya'yı Yunanistan'ı işgal etmiş ve Rusya'nın batı kısımlarını ele geçirmiştir. Fakat 1942 Kasım ayından itibaren savaşın durumu Almanların aleyhine dönmeğe başlamış ve 8 Mayıs 1945 de bütün Alman askerî kuvvetlerinin teslimi imza edilmiştir. Hitler de 30 Nisan 1945 tarihinde intiharı ile üçüncü Alman imparatorluğu son bulmuştur.

1915 Ağustosunda imza edilen Potsdam Antlaşması ile Almanya, İngiltere, Amerika, Fransa ve Rusya arasında dört işgal bölgesine ayrılmış Berlin için ayrı bir idare rekli tayin edilmiştir. İşgal devletlerinin yavaş yavaş idareyi gevşetmeleri sonucu olarak da 1949 da doğu bölgesinde Alman Demokrat Cumhuriyeti batı bölgesinde Alman Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. 1955 de bu iki devlet, hâkimiyetleini ellerine alarak bağımsız birer devlet olmuşlardır.

Coğrafya: Almanya, kuzeyden Kuzey Denizi, Danimarka, Litvanya (Rusya), doğudan Polonya, Güney-Doğudan Çekoslovakya, Güneyden Avusturya, İsviçre, Batıdan Fransa, Lüksemburg, Belçika ve Hollanda ile çevrilidir. Yüzölçümü, (Doğu ve Batı Almanya ile Berlin Bölgesi dahil) 358.854 kilometrekare, nüfusu 70.395.000 dir.

Almanya'nın güneyini Güney Almanya ovası kaplar, Burası güneyden kuzeye doğru akan Öder, Eibe, Weser, Rhein suları ve bunların kolları ile sulanır, Güneye indikçe arazi yükselir. Harz, Riesen, Erz, Türingen, Böhmen, Kara. orman dağları ve Rreinland masifleri bu bölgenin önemli dağlarını meydana getirir. Kara ormandan çıkıp doğuya doğru akan Tuna nehri. Almanya’nın güneyini sulamaktadır.

Almanya, yüzey şekilleri bakımından kuzeyden güneye doğru üç büyük bölgeye ayrılmıştır. Kuzey Almanya ovası, memleketin yandan çoğunu kaplar. Orta Almanya, Güney ve Kuzey Almanya ovalarının arasında bir şerit gibi uzanır.

Almanya kalabalık bir ülkedir. Kilometrekareye ortalama olarak 200 kişi düşer. Halkın çoğu şehirlerde oturur ve bilhassa endüstri bölgelerinde nüfus yoğunluğu 1.000 kişiyi geçer. Almanya’nın başlıca büyük şehirleri arasında Berlin (3.300.000), Hamburg (1.658.000), Leipzlg (700.00), Münih (870.000) Frankfurt (564.000) sayılabilir.

Tarım ve ekonomi: Almanya’da buğday, çavdar, yulaf, mısır, patates, fasulye, her çeşit sebze, pancar, tütün yetişir. Madenler arasında bilhassa kömür, demir, manganez, gümüş, uranium, nikel, civa önemli yer tutar.

Almanya'da sanayi çok gelişmiştir. Kömür madenciliği demir ve çelik, makine, elektro-teknik âletleri sanayii, fennî âletler, tahta eşya, kâğıt, deri, mensucat sanayii çok gelişmiştir.

Almanya, dış ticaretinin tutarı bakımından dünyada en başta gelen memleketlerden biridir.

Makine, madeni eşyalar, dokuma, kimya maddeleri ve kömür satar. Buna karşılık yiyecek maddeleri ve ham madde alır. Ticaretinin en büyük kısmına Avrupa kıtasındaki ülkelerle yapar.

Alman milleti: Almanlar, çalışkanlıklarıyla, ele aldıkları her işteki dikkat ve titizlikleriyle ünlü bir millettir. Millet olarak, başa geçmiş kimselere bağlıdır. Bu sebeple, genellikle diktatörle yönetilmişler, diktatörlerin gösterdiği yol genel oyla dört yıl için seçilir. Hükümet üyelerinden meydana gelen bir Federal Konsey'i vardır. Kanunlar Diet Meclisinde kabul edildikten sonra Konseye sunulur. 1957 yılında yapılan seçimleri, bugün Federal Almanya’nın Başbakanı bulunan Erhart'ın partisi muhafazakâr Hıristiyan Demokrat Birliği (C.D.U.) kazanmıştır.

Almanlar, öbür Avrupa milletlerinin pek çoğu gibi, ırk bakımından karışık bir millettir. Bu sebeple, belli başlı bir Alman ırkı gösterilemez. Kuzey Almanya yerli halkı, ırk bakımından İngiliz, Hollândalı, Danimarkalı, Kuzey Rusyalı ve Fransız Normanlarıyla ilgilidir. Güney Almanya halkı ise, dağ tipidir.Avusturya, İsviçre ve Orta Fransa halklarıyla ilgilidirler.



ALMANYA DEMOKRATlK CUMHURİYETİ

Doğu Almanya - Almanya'nın bir kısmı olup, İkinci Dünya Savaşından sonra 1945 yılı Temmuzundan Berlin'de imza edilen beyanname hükümlerine ve Potsdam Antlaşmasına göre, Rusya'nın işgal ettiği bölgedir. Nüfusu, 1946 sayımına göre 17.390.000 olduğu halde, batıya olan sığınmalar yüzünden 1960 yılında 16.116.713 ‘e düşmüştür.

Rusya burada hâkimiyetini kurunca Doğu Almanya'nın sosyal ve ekonomik bünyesini yeni baştan organize etmek istemiş, bu bölgenin sanayi mahsullerinin önemli bir kısmını Rusya'ya gönderttiği gibi, sanayi makinelerini de Rusya’ya göndertmiştir.

Rusya, bu bölgeyi tamamen kendi idaresinin hâkim olduğu bir bölge durumuna sokmak için, 1947 yılında kontrol altında, bir Halk Kongresi kurdurmuştur .1629 delegenin katıldığı bu kongre, 1948 yılında 400 üyeli bir Halk Konseyi seçmiştir. 1949 yılında Batı Almanya'da kurulan Alman Federal Cumhuriyeti üzerine de aynı yıl Alman Demokrat Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

Batı büyük devletleri tarafından tanınmamış olan bu devlet. 107.223 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir.

Merkeziyetçi bir hükümet şekli ile idare edilir. 1953 yılından beri Rus Başkumandanının yerline, sefir rütbesi ile bir yüksek komiser bulunmaktadır. 1954 yılında, komünistlerin, kontrolü altında yapılan seçimleri, “Millî Cephe” adlı komünist teşekküller kazanmıştır. 1955 yılında Rusya ile yapılan bir anlaşmaya göre de, Alman Demokratik Cumhuriyeti iç ve diş meselelerinde karar verebilecek bir hürriyete sahip bulunacak ve Rus kuvvetleri bu memlekette geçici olarak kalacaktır.



ALMANYA FEDERAL, CUMHURİYETİ

Bata Almanya -1945 yılında imza edilen Potsdam anlaşması ve Berlin Beyannamesi hükümlerine göre kurulan Almanya'nın batı bölgesidir. İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletlerinin işgali altında bulunan bu bölge, 1946 yılında bu kuvvetlerin çekilmesi üzerine serbest bölge haline geçmiş ve Marshall Plânından faydalanmıştır. 1948 Eylülünde üç işgal bölgesinden seçilen temsilcilerin Bonn şehrinde yaptıkları bir toplantı sonucu, Batı Almanya anayasa tasarısı hazırlanmış ve bu anayasa 23 Mayıs 1949 da yürürlüğe girmiş Almanya Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. 1955 Mayısında da tamamıyla bağımsız bir devlet haline gelmiştir. Genişliği 250.472 kilometrekare, nüfusu 53.576.000 dir. Merkezi Bonn senlidir. Nüfusunun % 40 ı Roma katoliktir. Anayasa kabul edilince üç yüksek başkomutan yerine üç yüksek komiser tayin edilmiş ve bu devlet NATO'ya kabul edilince tamamen bağımsız olmuştur. Anayasaya göre Federal Diet Meclisi 1948 yılında yapılan ıslâhattan sonra Cumhuriyet sanayii ve istihsali görülmemiş bir şekilde artmış, 1956 yılında, 1936 yılının yüzde yetmiş fazlası olmuştur.

Almanya istihsalinin başlıcalarını demir, çelik, elektrik, ziraî ve sınaî ecza maddeleri, dokumacılık, yolcu otomobilleri, kamyon ve kamyonetler yapımı meydana getirir.

1951 de Alman ihracatı, İngiltere’nin ihracatının üçte bini iken, 1956 da üçte iki nispetine yükselmiştir.

AVUSTRALYA « Dünya Coğrafyası

Dünyanın beş kıtasından biri ve en küçüğü, Yüzölçümü 7.704.000 kilometrekare, nüfusu 10.508.191 idir.

Avustralya ,Güney Yarımküre'de Eski dünya kıtalar topluluğunun güney doğusunda büyük bir adadır. Kıyılarının uzunluğu 19.700 kilometredir. Eh büyük girintiler kuzeyde Carpentaria körfezi, güneyde Büyük Avustralya koyudur.

Yüzey şekilleri : Bir zamanlar Asya. kıtasıyla bağları olduğuna dair belirtiler bulunan Avustralya, genel olarak yükseltisi az bir kıtadır. Yüksek dağlık alanları azdır. Ortalama yüksekliği 300 metreyi aşmaz. Doğu ve batı kenarları, orta bölümden daha yüksektir. Kıtanın ortasına doğru en çukur yer deniz seviyesinden 12 metre aşağıda bulunmaktadır. (Eyre gölü)

Doğuda bulunan dağların en yüksekleri ,doğu güneyde bulunmaktadır (Avustralya Alpleri 2.241 metre). Daha kuzeydeki dağların yükseklikleri 1.000 metreden azdır. Batı Avustralya yükseklikleri ise doğuya nispetle daha azdır ve ortalama olarak 1.000 metreyi geçmez.

İklim : Avustralya, büyük bir kısmı ile ekvatorun güneyinde 10 ve 40 enlemleri arasında yer alır. 1/3 ü Oğlak dönencesi içinde, geri kalan kısmı bu dönence dışında kalır. Bu sebeple iklim hem ılıman, hem astropikal, hem de tropikal özelliği gösterir. Güney Yarımküresinde bulunduğu için yazları Ocak ayında, kışları Temmuz ayındadır. Bu genel iklim karakterine göre Avustralya beş iklim bölgesine ayrılır : 1 - kuzey de mevsim yağmurlarının yağdığı sıcak bölge ,2 - daha güneyde kurak ve yarı kurak bölge, 3 - Güneyde kış yağmurları bölgesi ,4 - alizelerin etkisiyle yazın yağışlı olan doğu kıyılarının kuzey bölümü bölgesi, 5 - her mevsimde yağışlı .olan güney kıyıları bölgesi.

Sular : Avustralya akarsuların çok az olduğu bir kıt'adır. Kıtada sık sık rastlanan kuraklık devrelerinde, akarsuların hemen hepsi kurur ya da cılız dereler haline geçer. Bazı yıllarda da fazla yağış yüzünden yataklarından taşarak büyük zararlara yol açarlar. En büyük gölü Eyre'dir. Öbür önemli göller, güneydeki Spencer körfezi yöresinde toplanmıştır.

Bitki ve Hayvanlar : Avustralya'nın Asya ile olan bağları ,çok eski zamanlarda kesildiği için, bitki ve hayvanlarının büyük çoğunluğuna başka kıta'larda rastlanmaz. Çöllerde rastlanan Spinifex' ler ve çöl meşeleri buranın özel bitkilerindendir. Kuzeydeki tropikal bitkilerle güney ve güneydoğudaki bitkiler Asyadakileri andırır. Hayvanları bitkilerinden daha da çok dikkate değer bir özellik göster. Burada eski çağ hayvanlarım andıran birçok hayvanlar yaşamaktadır. Bu bakımdan Avustralya'ya “yaşayan fosiller ülkesi” demek yerinde olur. Yüksek yapıdaki memelilerin hemen hiç biri yerli olmayıp, buraya sonradan getirilmiştir. Deri kabuk içinde yumurtlayan memeliler, kanguru gibi keseli hayvanlar, çeşitli zehirli yılanlar, kuşlar ve 1,5 metreyi bulan kertenkeleleri, başka kıtalarlarda bulunmayan özel hayvanlardandır.

Ekonomi: Avustralya'da endüstri alaşımda önemli ilerlemeler olmuşsa da ziraat ve ham madde ülkesi olmanın verdiği özellikler büyük bir değişikliğe uğramamıştır. En önemli hayvancılıktır. Buğday ,mısır, şekerkamışı ve pamuk ekimi dünya istihsali bakımından önemli bir yer tutar. Kurşun, altın ve gümüş madenleri bol miktar'da varsa da bunların işletilmesi o\ kadar geniş değildir.

Nüfus : Avustralya kıtasının Avrupalılarca ilk tanınması XVII. yüzyıl başlarındadır. Aynı yüzyılın ortalarına doğru da Tasmanya bulunmuştur. 1770 yılında ve bu tarihten sonra Kaptan Cookun Avustralya'nın birçok yerlerini keşfetmesi, Avrupa'lılarda buraya yerleşme fikrinin doğmasına sebep olmuştur. 1778 yılında İngiltere buraya ilk yerleşme hareketinde bulunmuştur. Buraya ilk gönderilenlerin büyük bir kısmını siyasî suçlular hırsızlar, katiller gibi topluluk hayatının düzenini bozanlar teşkil etmiştir. Bu yerleştirilme sonucu Avustralya’nın nüfusu 1860 yılında 1 milyona ulaşmıştır.

Avustralya'ya göç edenlerin çoğunluğu (% 97) Britanya adalarından gelmişlerdir. Azınlıklar pek az yer tutar. Renkli ırklar arasında Çin'liler çoğunluktadır.

Siyasî durum : Avustralya Birliği adı verilen ve Britanya Milletler Topluluğu'nda yer alan Avustralya, bir konfederasyon şeklindedir. Bu konfederasyon, altı devletle iki bölgeden meydana gelmiştir. 1900 yılında kabul edilen anayasaya göre Commonwealth adı verilen Avustralya Birliğine şu devletler dahildir : Yeni Güney Walles, Queensland Tasmanya, Victoria, Batı ve Güney Avustralya Kralı temsil eden bir genel vali tarafından idare edilir.

BOĞULMA « Sağlık

Akciğerlerin muhtaç olduğu havayı alamamaları sebebiyle kalbin durmasından ileri gelen ölüm hali. Sebepleri bakımından ikiye ayrılır: 1) Her hangi bir engel yüzünden havanın solunum tarpanlarına girememesinden ileri gelen boğulmalar. 2) Solunuma elverişsiz havanın ciğerlere girmesinden meydana gelen boğulmalar.

1- Havasızlıktan boğulma: Herhangi bir sıvının solunum organlarına girerek akciğer keseciklerini ve solunum yollarını tıkaması boğulmaya sebep olur. Normal olarak bir insan nefes almadan bir dakikadan fazla su altında kalamaz. Bu zamanın sonunda artık irade solunumu durduramaz olur ve şahıs derin bir soluk alır. Bu soluk şüphesiz solunum yollarını su ile doldurur. Kan oksijensiz kalır. Solunum sistemine giren su bronşların fazla miktarda salgı yapmasına sebep olur. Bu, müküs ve hava birbirine karışarak bir köpük meydana getirir. Bu yüzden solunum sistemine su dolan insan sudan çıkarılsa bile bu köpük yüzünden soluk alamaz.

2 -Zehirli hava ile boğulma : Havada çok fazla miktarda karbonmonoksit bulunursa, insan hemen yere yıkılır, birkaç dakika içinde ölür. Şiddetli zehirlenmelerde baş ağrısı, kusma ve kıvranmalar görülür, daha sonra insan kendini kaybeder, felçler belirir. Hafif zehirlenmelerde ise insan kendini kaybetmez; ancak, bu zehirlenme sinir sisteminde bazı arızalar bırakabilir. Karbonmonoksit ağır ağır ve devamlı alındığı takdirde sinir bozuklukları, kansızlık ,zihni uyuşukluk yapar.

MADEN DEVRİ « Tarih

Tarih öncesi devirlerden üçüncüsü, Maden Devri'dir. Cilâlı Taş Devrinden sonra gelen devirdir.Cilâlı Taş Devrinin sonlarına doğru, taşlardan yapılmış eşyaların yanında, madenlerden yapılmaya başlanmış eşyalar da bulunmuştur. Böylece insanlar buldukları bu yeni şeyden, çok sağlam, sert, taş gibi kırılmaz olan bu çok sağlam şeyden, yararlanma yolunu bulmuşlar, böylece tarih öncesi devirlerin üçüncüsü olan Maden Devri başlamıştır.

İlk insanların kullandıkları madenler, bakır, altın ve gümüştür. Fakat, bakır, daha kolaylıkla istenilen şekle girebildiği için, yapılan aletler, önceleri hep bakırdan olmuştur. Bu sebeple, maden devrinin ilk bölümünü Bakır Devri alır. Bundan sonra kalay da bulunmuş bakırla karıştırılarak, bakırdan daha sert bir maden elde edilmiştir. Bununla Tunç Devri başlamıştır. İlk insanlar, bu yeni madenle, ok uçları, kılıçlar, baltalar ve çeşitli kaplar yapmışlardır. İlk insanlar, daha sonraları, günümüzde bile büyük önem taşıyan demiri bulmuşlar, böylece maden devrinin üçüncü bölümü olan Demir Devri başlamıştır. Demir, öbür madenlerden daha kolay işlendiği için, en çok kullanılan maden olmuştur. İnsanlar, demirden elde ettikleri çeşitli aletleri daha da çoğaltmışlardır.

Maden devri (bakır devri, tunç devri, demir devri olmak üzere üçe ayrılır); ilk insanların, medeniyet alanında ilerlemeye başladıkları devri gösterir. Bu devirler, bütün dünyadaki insanlar arasında aynı zamanlarda başlamamıştır. Bazı yerlerdeki ilk insanlar, bu arada Orta Asya'da yaşayan milletler, maden devri gibi ileri bir medeniyet devrini yaşarken, başka yerler de yaşayan ilk insanlar da, Yontma Taş Devrini ya da Cilâlı Taş Devrini yaşamışlardır.Maden Devrinin sonlarına doğru yazı da bulunmuştur. Böylece, Maden Devrinin sonlarına doğru, Tarih Devri başlamıştır.

BLOKE ETME « Ekonomi

Kambiyo işlemlerinde bir paranın hükümetin izni olmadan kullanılmasının yasak edilmesi. Paraları bloke etmek, o paraların serbestçe kullanılmasını yasak etmek demektir.

BEDESTEN « Sanayi ve Ticaret

Doğu'da büyük şehirlerin çoğunda bez ve çeşitli eşya alışverişlerinin yapıldığı kapalı çarşı. Bedestenler, taştan büyük ve geniş yapılardır. Üzerleri kubbelerle örtülür. Dört çevresinde bir ya da dört büyük demir kapı bulunur. Geceleri de bekçiler tarafından korunmasının kolay olması sebebi ile buraları ticaret yapanlar için tam emniyetli yerler sayılır.

Bizde en ünlü bedestenler İstanbul’da idi. Osmanlı İmparatorluğu zamanında İstanbul’un ve bütün Anadolu’nun ticaret merkezi durumunda olan bu bedestenler, zamanla eski kudretlerini ve özelliklerini kaybetmişlerdir.