ÇUHAÇİÇEĞi « Bitkiler
Çuhaçiçeğigillerden bir bitki. Sık sık çiçek açan ve kışın saksılarda yetiştirilen bir bitkidir.
DARWİNCİLİK « Bilim ve Sanat
İngiliz biyoloji bilgini Darwin'in kurduğu teoriye verilen ad. Darwin'e göre canlılar yaşadıkları ortama uymak için mücadele etmek zorundadırlar. Bu bir hayat mücadelesi ortamın fizik şartlarıyla ve canlılarıyla olur. Bu savaşta kazananlar hayatta kalır, kaybedenler ölür. Canlıların bu şekilde çözülmeleri de "tabiî seleksiyon"u (tabiî ayıklanma) meydana getirir.
Darwin bu düşüncesini sun'i ayıklanma ile açıklamıştır. Sun'î ayıklanma da insanlar, bitki ve hayvanların ortam şartlarıma en uygun karakterlerini taşıyanlardan çok, en iyi ürün verenlerini ayırmaktadırlar. Tabiî seleksiyonda ise bu ayırma, “hayat mücadelesi” tarafından yapılmaktadır. Bunun sonucu olarakta, ortama uymayanlar, hayat mücadelesinden yenilgi ile çıkmaktadırlar.
Herhangi bir canlıyı, hayat mücadelesinde, öbürlerine üstün çıkaran karakter de,”değişkenlik” (varyabilite) ile açıklanmaktadır.
Belirli bir ırkın bütün fertleri bir birinin aynı olmaz ve bunlar arasında
renk, şekil, boy, ağırlık v.s. bakımlarından az çok farklar bulunur. Darwine göre bu fark, tesadüfen ortaya çıktıktan sonra dölden döle geçerek gittikçe kuvvetlenmekte ve günün birinde, eskisinden çok farklı yeni bir türün meydana gelmesini sağlamaktadır.
Darwin'e göre, zürafanın boynunun uzaması, ortama uymak zorunda kalmasından değil, boynu tesadüfen uzun olanların, öbür zürafalardan daha kolay besin bulabilme imtiyazını kazanmalarındandır. Böylece, uzun boyunlu zürafalar,
hayat savaşında üstün çıkarak hayatlarını devam ettirebilmişlerdir. Bu arada köstebeğin ve çeşitli mağara hayvanlarının kör oluşları, gözlerini kullanmaları için bir sebep olmamasından değil, gözleri kör olanların, toprak altında ve mağaralarda daha iyi yaşama imkânını bulabilmeleri, ortama daha iyi uyabilmelerinden ileri gelmektedir.
BEHAVİORİZM « Bilim ve Sanat
Modern psikoloji akımlarından biri. İngilizce “Behavior = davranış” kelimesinden yapılmış bir deyimdir ve Türkçeye “davranış - alışkanlık ruhbilimi” olarak geçmiştir.
Behaviorizm, 1912 yılında Amerika’da Jonh Broadus Watson (1878.) tarafından “içe bakış psikolojisi” ne bir tepki olarak kurulmuştur,
Deneysel psikolojinin kurucusu; olan Alman psikologlarından Wilhelm Wundt (1832 - 920) tarafından 1879 da kurulan ilk psikoloji lâboratuarı ile psikolojiden ruh tetkikleri atılmış, onun yerine psikolojinin konusu olarak sadece ruh olayları alınmıştır. Böylece psikolojide bilimsel çalışmalar yapılabilmiştir. Fakat sonraları Watson, ruh yerine psikolojiye giren “şuur”u da açık ve seçik bulmamış, ne olduğu nerede olduğu bilinmeyen bu şeyin psikolojinin konusu olamayacağını iddia etmiştir.
Watson'a göre psikoloji bir bilimse, sadece elle tutulan, gözle görülen insan davranışlarını incelemelidir.
Behavioristlere göre, doğuştan hiç bir bilgi, istidat, kabiliyet, temayül (içgüdü dahil) getirilmez; çocuğun bütün ruhsal etkilerle, yani öğrenci ve alışkanlıkla olur. Bir çocuğun ressam, doktor, v.s. oluşu yetiştiği çevrenin etkisinden ileri gelir. Düşünme bile bir alışkanlıktır; dil, çocuğun bazı şeşlerinin eşya ve olaylarla şartlanması sonucunda meydana gelen bir alışkanlık olduğuna göre, insanın bir çeşit içten konuşması olan düşünme de bir alışkanlıktır.
Ruhsal hayatımızı şartlı reflekslerle açıklamağa çalışan, psikolojiden şuuru atıp bütün psikolojik olayları (hayvanlardaki gibi) birer alışkanlığa bağlayan Behaviorizm, psikolojiye birçok yeni açıklamalar getirmekle beraber, koyu maddeci ve amprist bir görüş olarak da tenkide uğramıştır.
GLİKOZ « Kimya
Karbonhidratlardan önemli bir monosakkarit. Üzümden ve nişastanın ya da selülozun, sülfirik asit ile kaynatılmasından elde edilir. “Üzüm şekeri” adı ile de bilinir. Çay şekerinden daha az tatlıdır. Kaşığı 2 kaşık toz şeker yerini tutar. Beyaz renkte katı bir cisimdir. Besin maddesi olarak, mayalandırmak suretiyle şarap ve alkol yapmakta kullanılır.
BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ « Sağlık
Her iki böbreğin üst ucu üzerine külah ya da bir virgül gibi kaplanmış 10 -16 gram ağırlığında iki küçük bez. Bu bezlere tıp dilinde (Glandula suprarenalis) denir.
Sağdaki biraz daha küçük olan bu bezlerin dış kısmı kıvamlı ve sarı renkli bir kabukla kaplıdır. İç kısmında damarlı, daha yumuşak ve koyu kırmızı renkte birçok sinir liflerinin bulunduğu öz kısmı vardır.
Böbreküstü bezlerinden hayat için önemli olan hormonlar çıkar. Öz kısmından çıkan hormona “adrenalin”, kabuk kısmından çıkan hormonlardan en önemlisine “dezoksikortikosteron” (kortin) denir.
BAĞIMSIZLIK « Devlet
Bir devletin, iç ve dış işlerine başka devletleri karıştırmayacak durumda olması. Bağımsız devletler, toprak bütünlüğüne sahip, kendi kendini serbestçe idare eden, başka devletler karşısında eşit hakları ve yetkileri bulunan devletlerdir. Tam bir bağımsızlık için o devletin iç ve dış işlerinde tam egemen olması gerektir. Buna karşılık dış işlerinde egemen olmayan, iç işlerinde egemen olan ayrı bağımsız devletler de vardır. Bu bakımdan bağımsızlık hali, bir devlet için, egemenlik kavramı ile eşdeğerli bir anlam taşır.