Nedir

KAN GRUPLARI « Sağlık

İnsan kanında tespit edilen gruplar. Bu gruplar, insanların kanlarının birbirlerine benzememesinden ileri gelmiştir. Bu gruplaşma da, alyuvarlarda iki türlü (A ve B) ağlütinojenin ve serumlarda bunlara karşı iki türlü ağlütinin (alfa ve beta) cisimlerinin bulunmasından ileri gelmektedir.

İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalar, dört çeşit grubun bulunduğunu göstermiştir.

O grubu. Bu grubun alyuvarları hiç bir aglütinoieni bulundurmazlar. Bunun için diğer grupların hiçbirinin serumundan etki görmezler. O grubu, her gruba kan verebilir. Fakat ancak kendi grubundan kan alabilir.

A grubu. Bu grubun alyuvarlarında (A) ağlütinojeni, serumlarında beta aglütinini vardır. A ve O dan kan alabilir ve ancak A ve AB ye kan verebilir. B grubu. A'nın tamamıyla tersidir. AB ve A dan alamaz, kendi grubuna ve AB ye kan verebilir.

AB grubu. Alyuvarlarında her iki ağlütinojen bulunduğundan öbür grupların serumları ile aglütine olur. Kendinden başka hiç bir gruba kan veremez, fakat her gruptan kan alabilir (genel alıcıdır).

ASLİYE MAHKEMESİ « Hukuk

İlk derecede hüküm veren mahkemeler. Esasta bir başkan ve iki üyeden ibarettir. Fakat çok yerde tek yargıçlıdır. Ceza, hukuk ve ticaret olmak üzere üç bölüme ayrılır.

Asliye ceza mahkemesi, bir yargıçla bir savcıdan kurulmuştur. Hukuk mahkemeleri ile ağır ceza mahkemelerinin görev ve yetkileri dışında kalan dâvalara bakar.

Asliye hukuk mahkemesi, sulh hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemelerinin görev ve yetkileri dışında kalan dâvalara bakar. Tek yargıçlıdır.

Ticaret mahkemesi, yalnız ticaret dâvalarını görür. Bunlarda bir başkan ve iki üye vardır.

Asliye ceza mahkemelerinde dâvaya savcı tarafından, ya da şikâyet sahibi tarafından bir dilekçe ile açılır. Asliye hukuk ve ticaret mahkemelerinde ise dâva, şikâyet sahibi tarafından dilekçe ile açılır.

Bu mahkemelerde verilen kararlar temyiz edilirler. Yargıtay kararı bozarsa, mahkeme yeniden görülür.

BİLLURLAŞMA « Kimya

Bazı maddelerin buhar, sıvı ya da doymuş çözelti halinden katı hale geçerken düzgün geometri şekilleri alması haline verilen ad. Bu hal, maddelerin soğuması ile meydana gelir. Soğumanın yavaş yavaş olması halinde meydana gelen billurlar yani kristaller iri ve güzel olurlar. Soğuma birdenbire olursa ince kristallerden bir kristal unu meydana gelir. Billurlaşma yolu ile birçok maddelerin arıtılması ve başka cisimlerden ayrılması sağlanabildiği için bu olay, kimya bakımından büyük önem taşır.

Doymuş çözeltiler de billûrlaşma meydana gelirken, çözelti içindeki maddelerden en güç çözünen madde, daima ilk önce saf halde billûrlaştığı için, doymuş çözelti halindeki maddelerin birbirinden ayrılmaları ya da maddelerin arıtılması, billûrlaşma olayı ile kolaylıkla sağlanabilir.

BOR « Kimya

Kimyasal bir eleman. Sembolü B. atom ağırlığı 10,82, atom numarası 5 tir. Tabiatta başlıca borik asidin sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum tuzları halinde bulunur. Bundan başka bazı yerlerde borik asit halinde de bulunur.

Eleman halinde endüstride fazla kullanılmamaktadır. Sertliğinin yüksek olması sebebiyle çoklukla bileme işlerinde kullanılır.

BAŞLIK « Toplum ve Toplum Yapısı

Erkek ve kadınların başlarını örtmek için kullandıkları çeşitli şekilde örtüler. Bunlar her millete ve zamanlara göre değişmiş, çeşitli biçimler almışlardır.

Başlıklar ,aynı zamanda bir milletin, bir sınıf halkın alâmeti olarak kullanıldığından, şekilleri gelenek halini almış, bir çok milletlerde bunlara dinî bir özellik verilmiştir. Bu sebepledir ki, başlıklar, milletlerde büyük bir devrim olmadıkça değişmemişlerdir.

Sümerler’in, Asurlar’ın, Mısırlıların başlıkları yüzyıllarca devam etmiş o milletlerin birer alâmeti sayılacak şekilde belirli ve değişmez olmuştur. Türklerin Orta Asya'da giydikleri başlıklar çoklukla posttan yapılmıştır. Osmanlı Türklerinde ise başlıklar, çeşitli devirlerde, değişik biçimler almıştır. Bunlara, başı örten anlamına “serpuş” denilmiştir. Başlıklara, şekilleri ne göre ayrı ayrı adlar verilmiştir. Pos tekiden olanlara “kalpak”, tepesi sivri olanlara “külah”, yuvarlak ve şişkince olup üzerlerine bez sarılanlara “kavuk”, kafayı örtecek kadar küçük olanlara “takke” denilmiştir.

Osmanlılar'da Tanzimat'a kadar bir çok başlık şekilleri kullanılmıştır. Bunlar çoğu zaman birer resmî işaret sayılmıştır. Her erkek, kendi sınıf ve mevkiine göre serpuş giymiştir. Sadrazamların, şeyhlerin, hocaların esnafın,

yeniçerilerin belli başlıkları olmuştur. Fakat Tanzimat’tan sonra çeşitli başlıklar yalnız din adamları tarafından

giyilmiş, başlık olarak yalnız “fes” kabul edilmiştir. Cumhuriyetin ilânından sonra ise, şapka devrimi ile fes ve çeşitli başlıkları giymek yasak edilmiş, bunların yerine bütün medenî dünyanın giydiği "şapka" kabul edilmiştir.

CANSIZ VARLIKLAR « Genel Coğrafya

Doğma, büyüme, üreme ve ölme faaliyetlerini göstermeyen varlıklarla birlikte "tabiatı" meydana getirirler.

Cansız varlıkları teker teker sıralamak mümkün değildir. Çevremizde, günlük yaşayışımızda, dünyada, evren sisteminde bulunan Güneş, Ay Toprak, Su, Bulut, Ateş, Madenler v.s. cansız varlıkları meydana getirirler. Bunların hiç biri, yaşama olayı içinde besin alma, doğma, yetişme, büyüme ölme gibi, hayat faaliyetlerinde bulunmazlar. Fakat her birinin, canlı varlıkların yaşamasında faydaları vardır. Denebilir ki, cansız varlıklar olmadan, canlıların olmaları, yaşamaları, ölmeleri, mümkün değildir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy