Nedir

EMİRDAĞ « Türkiye Coğrafyası

Afyon iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.778 kilometrekare, nüfusu 73.481 dir. Yüzeyi dağlardan ve bu dağların tatlı meyilli ve ova halinde uzanan eteklerinden ibarettir. Halkının başlıca geçim kaynağı geniş tarla tarımı ve hayvancılıktır. Merkezi 10.069 nüfuslu Emirdağ kasabasıdır.

BREST - LİTOVSK ANTLAŞMALARI « Tarih

Birinci Dünya Savaşı'nın son yılında bir taraftan Almanya, Avusturya Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan, öbür taraftan Sovyetler arasında imzalanan antlaşmalar.

Birinci Dünya Savaşı'nın son yıllarında Rusya'da başlayan ihtilâl sonucu karışık tartışmalardan ve oyalamalardan sonra, bu devletlerle bir antlaşma imzalamak zorunda kalmış ve 3 Mart 1918 de Rusya ile öbür devletler arasında bir antlaşma imza edilmiş ve Rusya, bu savaştan yenilerek çıktığını kabul etmiştir.

Bu antlaşmanın bizim için önemli olan tarafı, Rusya'nın Ardahan, Kars ve Batum sancaklarını “bilâ teehhür” Osmanlı Devletine terk ve tahliye edeceğine dair olan bölümüdür.

CÜMLE « Türkçe ve Dilbilgisi

Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir haberi, bir dileği bildiren sözlere cümle denir. “Arkadaşımı severim”, “Sınıfı kapısı açıldı”, “Ne mutlu Türküm diyene” sözleri, ayrı yarı birer cümledir.Cümlelerde, uzunluk ve kısalık, belirli değildir. Bir cümle, uzun da olabilir, kısa da olabilir. Önemli olan, cümlelerde, isteklerimizi tam olarak anlatabilmiş olmamızdır. Cümleye başlarken, ilk kelimenin ili harfi, daima büyük harflerle yazılır Cümlenin sonuna da nokta konur. Böylece, her cümlenin, bir bütün olduğu belirtilmiş olur.

Cümleler, kelimelerden meydana gelir. Fakat, bir cümle meydana getirmek için, kelimeleri yan yana sıralamak ye ter değildir. Anlatmak istediğimiz her hangi bir düşünce için gerekli kelimeleri bulduktan sonra, bunları cümle içinde aldıkları yerlere göre sonlarına eklemeler yaparak düzenlememiz gerektir.

Bir kelimenin, başlı başına bir anlamı vardır. Bir cümle için gerekli kelimeleri yan yana getirdiğimizde, bunların ayrı ayrı anlamları vardır. Fakat, bu kelimelerin, kendi aralarında bir düzene getirerek, isteklerimizi anlatabilecek duruma gelmeleri için, anlatabilecek ferle değişiklik yapmak gereklidir.

SÖĞÜT « Bitkiler

Söğütgillerden ,akarsu kenarlarında yetişen yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. Odunu yumuşaktır. Fıçı çemberi yapıldığı gibi, ince dallarından da sepet örülür.

DİYALEKTİK « Felsefe

Felsefede bir metod. Gerçekleri konuşmak suretiyle aramak esasına dayanır. Ünlü Yunan filozof Socratesin ilk olarak kullandığı bu metoda göre gerçeklerin anlaşılabilmesi için karşılıklı konuşmak ve devamlı soru sorma gerekmektedir. Socrates'in, “doğuştan gelen bilgilerimizi” ispat etmede kullandığı diyalektik metodda, a) alay safhası, b) fikir doğurtma safhası olmak üzere iki bölüm vardır, Birine bölümde, konuşturulan kimseye, bir takım tertipli sorular sorularak, “bilirim” iddiasında bulunmasına rağmen, aslın da “hiç bir şey bilmediği” ortaya konur. İkinci bölümde ise, yine konuşturulan kimseye bir yığın tertipli ve düzenli sorular sorulur ve bu yolla o kişide “doğuştan var olduğu bilinen” fikirle doğurtulur ve bilginlerin şuurlandırılmasına çalışılır.

BOYAR MADDELER « Kimya

Renk veren maddelerin genel adı.

Boyar maddeler başlıca iki bölüme ayrılır; Madenî boyalar, organik boyalar.

Madenî boyalar, birçok madenlerin türlü karışımları ile meydana gelen boyar maddelerdir. Bunlar, başlıca beyaz, sarı, kırmızı renk verirler. Bunların ışığa karşı dayanıklılıkları çok olduğu gibi, örtme ve boyama yetenekleri yüksektir. Başlıcaları şunlardır: Beyaz boyalar: Kurşun beyazı ve bazik kurşun karbonat, çinko oksit, çinko sülfür ile bariyumsülfit karışımı, titan oksit, bariyum sülfat, kalsiyum karbonat (tebeşir) antimon oksit, Kırmızı ve sarı boyalar: Civa oksit (zencifre), kadmiyum kırmızı, krom ve kurşun bileşikleri, kurşun antimonat. Mavi ve yeşil boyalar: Bakır hidroksit ve bakır sülfatın sudkostikte muamelesinden meydana gelen Bremen mavisi, bakır arsenit asetat, kromoksit yeşili.

Organik boyalar, tabiî ve sentetik olmak üzere iki bölümdür. Tabiî organik boyalar, yüzyıllar boyunca kullanılagelmiş ise de sentetik (suni) organik boyaların çoğalması karşısında çok az kullanılır olmuştur.

Tabiî organik boyaların başlıcaları şunlardır: Yosun boyaları, Brezilya odununun verdiği kırmızı boyalar, Kampeş ağacının verdiği esmer kırmızı boyalar, Sentetik boyalar çoklukla elyaf boyasında kullanılmaktadır. Bu bakımdan genel olarak, bazik boyalar, tuz, boyalar, asit boyalar, küp boyalar, geliştirme boyaları, lâk boyalar olmak üzere altı bölüme ayrılır.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy