Nedir

KAPİTÜLASYONLAR « Tarih

Doğu ve Yakındoğu ülkelerinin, bir taraflı olarak Avrupa ve Amerika devletlerine tanıdıkları birtakım imtiyazlar. Bu imtiyazlar bir devletin istiklâlini ifade eden yasama, yürütme ve yargı erklerini kayıtladığından kapitülâsyon usulünü kabul eden devletler, hukuk anlamı ile tam bağımsız devlet sayılamazlar. Osmanlı Devleti'nde ilk kapitilâsyon Kanuni Sultan Süleyman tarafından Fransa’ya verilmiş, öbür padişahlar tarafından da bu kapitülâsyon yenilenmiştir. 1740 yılında Sultan Mahmut I. ile Fransa kralı Louis XV. arasında imzalanan bir anlaşma ile, eski kapitülâsyon hükümleri daha da genişletilmiş, kapitülâsyonlar iki devlet arasında ebedi bir özellik almıştır.

Zaman geçtikçe Avrupa’nın öbür devletlerine de kapitülâsyonlar vermiş, bu arada bağımsızlık kazandıktan sonra Amerika, Meksika, Brezilya, hatta Yunanistan ve Romanya da kapitülâsyon haklarından istifade etmişlerdir.

Kapitülâsyonlar, adlî, malî ve idarî bölümlere ayrılabilir.

Adlî imtiyazlar : Aynı devlet uyruğunda bulunan yabancılar arasındaki hukuk ve ceza dâvalarının, kendi konsoloshanelerinde görülmesini ifade eder. Yabancı iki devlet uyruğunda olan suçluların mahkemesi Osmanlı mahkemelerinde olmaz. Her hangi bir suç işleyen ecnebi, hiç bir şekilde tevkif edilmez.

İdari imtiyazlar : Osmanlı karasularında ve hatta limanlarda bulunan ticaret gemilerine, içlerinde suç bile işlese Osmanlı polisi giremez, buralara sığınan suçluları alamaz, memleketteki yabancıları bile sınır dışına çıkaramaz.

Malî imtiyazlar : Kapitülâsyona sahip devletin vatandaşı emlâk vergisinden ve değiştirilebilen bir oranda gümrük Yergilerinden, köprü vergisinden, tanzifat vergisinden, başka, bir vergi vermezlerdi.

Kapitülâsyonların kaldırılması : Paris antlaşmasından sonra kapitülâsyonların kaldırılması yolunda Osmanlı devlet adamları tarafından çeşitli teşebbüsler yapılmıştır. ikinci Meşrutiyetin ilânından sonra ve Birinci Dünya savaşı sırasında böyle teşebbüsler olmuştur. Ancak, Bunların hiç biri bir sonuç vermemiştir.

Milli Mücadele ile başlayan kurtuluş hareketinden sonra, Yeni Türk Devleti, kapitülâsyon rejimini kabul etmediğini, Misaki Milli beyannamesi ile ilân etmişti. Kurtuluş savaşı'nın kazanılmasından sonra, Lozan'da imzalanan barış antlaşması ile (antlaşmanın 25. maddesinde) kapitülasyonların kaldırılması onaylanmıştır.

Böylece Türk milleti, yüzyıllarca süren bu kendisini kendi yurdunda yapan durumdan Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ile kurtulmuştur.

MAZIDAĞI « Türkiye Coğrafyası

Mardin iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 47 kilometrekare nüfusu 17.893 tür. Yüzeyi Mardin dağlarının kuzeye, Dicleye bakan versanlarından, yer yer geniş meşeliklerle örtülü, tatlı meyilli, hafif dalgalı sırtlarla plato ve vadilerden ibarettir. Tarla ekimi ve hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır. İlçe merkezi 1.959 nüfuslu Mazıdağı kasabasıdır.

YER ÇEKİMİ « Yeryüzü

Yerin, cisimleri kendine doğru çekme gücüne verilen ad. Bu güç sonucu olarak yeryüzünde bulunan canlı cansız her varlığın bir ağırlığı meydana gelmekte ve cisimler ,yerin merkezini hedef alan bir yönde durabilme imkânını sağlamaktadırlar.

KARGA « Hayvanlar

Serçegillerden bir kuş. Uzun ve geniş kanatlı, siyah renkli, tohumları çıkarıp yediği için tarla ve bahçelere çok zarar veren bir kuştur. Yeni Zelanda'dan başka dünyanın her tarafında bulunur. Toplu halde yaşar. Leşleri, küçük memeli hayvanları, tohumları yer. Boz kuzgun, alaca, saksağan, yurdumuzdaki karga çeşitlerinden bazılarıdır.

İNEBAHTI DENİZ SAVAŞI « Tarih

7 Ekim 1571 günü, Osmanlı İmparatorluğu'nun deniz kuvvetleriyle Venedik, Papalık ve İspanya devletlerinin birlikte meydana getirdikleri Haçlılar kuvvetleri ile yaptıkları deniz savaşı.

Kıbrıs adasının 1570 tarihinde Osmanlılar tarafından alınması üzerine, Hıristiyan Avrupa, Osmanlıları yenebilmek için yeni bir kuvvet denemesin çıkmış ve hazırlanan büyük bir deniz kuvveti ile Osmanlılar yenilgiye uğratılmak istenmiştir.

Haçlılar donanması, Girit ve Korfu adalarına yaptıkları seferden dönmekte olan Osmanlı donanmasını İnebah'tı (Lepanto) körfezi çevresinde savaşa katılmaya zorlamış ve yapılan bu deniz savaşında, Osmanlı donanması yenilgiye uğramıştır. Kaptan-ı derya Müezzinzade Ali Paşa'nın komutasındaki Osmanlı donanması çok büyük kayıplar vermiş, donanma komutanlarından yalnız Kılıç Ali Reis savaştan kurtulabilmiştir.

Fakat bu yenilgi çok sürmemiş ve Sokullu Mehmet Paşa'nın yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu, yeni bir donanma hazırlamakta gecikmemiştir.

Bu yenilgiden sonra Venediklilerle yapılan bir barış müzakeresi sırasında Sokullu Mehmet Paşa'nın Venedik elçi. sine söylediği şu sözler ünlüdür:

“Siz bizim donanmamızı mahvetmekle sakalımızı kestiniz. Kesilen sakal gene uzar; fakat biz Kıbrıs'ı alarak sizin bir kolunuzu kestik. Kesilen kol yerine gelmez”.

ÜNİVERSİTELERİMİZ « Eğitim

Türkiye'de, gerek Osmanlı İmparatorluğu zamanında, gerekse Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, çeşitli bilim, kurumları, gerekli önemi görmüş müesseseler arasında yer almış; özellikle Osmanlı İmparatorluğu zamanında, bu bilim kurumları, padişahların ve devlet yöneticilerinin büyük ilgisini görmüştür.

Cumhuriyetin ilânından sonra, ilk ve orta dereceli okullarda yapılan devrim hareketlerinin yanı sıra, yüksek öğretim yapan bilim kurumları da, Cumhuriyet hükümetlerinden gereken önemi görmüştür. Her bakımdan büyük bir hızla gelişmekte olan medeni dünyanın, bilimsel bakımından da gidişine ayak uydurabilmemizi sağlayan bu bilim kurulları, gün geçtikçe çalışma kollarını ve bilim adamlarını genişletmekte, daha büyük imkânlarla, Türk yurduna, yüksek öğrenim görmüş aydın kişiler yetiştirmektedir.

Bugün Türkiye'de, şu üniversiteler bulunmaktadır :

1 - İstanbul Üniversitesi: Kuruluş tarihi en eski olan üniversitemizdir. Bilim kurumu olarak başlangıç tarihi, Fatih zamanında kurulan “Külliye” lere kadar uzanmaktadır. Bu bilim kurulu, yüzyıllar geçtikçe gelişmiş, İstanbul Darülfünunu haline gelmiş, 1933 yılından itibaren de İstanbul Üniversitesi adı ile çalışmasına devam etmiştir. Fakülteleri ile tam kuruluşlu bir üniversite özelliğindedir.

2 - Ankara Üniversitesi : Bu üniversitenin çeşitli fakülteleri, zaman aralıkları ile kurulmuştur. 1925 yılında kurulmuş olan Hukuk Mektebi 1936 da kurulan Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, 1943 te kurulan Fen Fakültesi 1945 yılında kurulan Tıp Fakültesi ile bir üniversite haline gelmiş daha sonraki yıllarda kurulan İlahiyat Fakültesi, Veteriner ve Ziraat Fakülteleri, Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Tıp Fakültesi ile bilim kollarını genişletmiştir.

3 - Atatürk Üniversitesi : 1953 tarihinde kurulmasına karar verilmiş, bir üniversitedir. Merkezi Erzurum'dadır Fakülteleri tam olarak meydana gelmemiştir.

4 - Ege Üniversitesi : 1955 tarihinde İzmir'de kurulmuş olan bir üniversitedir. Ziraat ve Tıp fakülteleri bulunmaktadır.

5 - Teknik Üniversite : Merkezi İstanbul’da bulunan bir üniversitedir. İnşaat ve elektrikle ilgili teknik konularda öğretim yapan bir üniversitedir. Yüksek mühendis okulu'nun 1946 yılında kabul edilen bir kanunla üniversite öğretimi yapmağa başlaması üzerine kurulmuştur.

6 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi : Merkezi Ankara'da olan, İngilizce dili ile öğretim yapan, UNESCO'nun teşebbüsü ile kurulmuş bir üniversitedir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy