Nedir

SIRBİSTAN « Dünya Coğrafyası

Güney Avrupa'nın, Tuna nehrinin sağ kıyısında yer alan eski bir devleti. Nüfusu 4 milyon kadardı. Başşehri Belgrat'tır. Sırbistan bugünkü Yugoslavya’nın toprakları içinde bulunmaktadır. Sırbistan, Kosova Meydan Muharebesinden sonra (XIV. yüzyıl sonları) Osmanlı egemenliğine geçmiş, uzun yıllar kargaşalıklar içinde bocalayan bir ülke olmasına rağmen, 1815 yılma kadar Osmanlılarda kalmıştır. Bu tarihten sonra bağımsız bir prenslik olmuş, 1918 yılında kurulan Sırp - Hırvat - Sloven krallığından sonra, 1929 yılında kurulan Yugoslavya Krallığının toprakları içinde kalmıştır.

MUDANYA MÜTAREKESİ « Tarih

Kurtuluş Savaşı'nda Türk ordularının Yunanlıları kesin olarak yenilgiye uğratmaları üzerine, İtilâf Devletleri' nin başvurmaları sonucu Türk, İngiliz, Fransız, İtalyan delegeleri arasında Mudanya'da imza edilen mütareke (11 Ekim 1922)

Batı Anadolu'nun düşmanlardan kurtarılmasından sonra sıra Boğazlara, İstanbul'a ve Trakya'ya gelmişti. Ordularımızın bir taraftan Çanakkale diğer taraftan İstanbul üzerine yürümesi İtilâf devletleri arasında büyük şaşkınlık uyandırdı. İngiltere hükümeti, her ne pahasına olursa olsun, Boğazların ve İstanbul'un Türklere karşı silâhlı savunulmasına taraftardı. Fakat İngiltere umumî efkârı bu hususta kendisini kuvvetle desteklemedi. Dominyonlar da Çanakkale için asker göndermeyeceklerini bildirdiler. Fransa ve İtalya başbakanlarına gelince, İngiltere başbakanının fikrine katılmadıktan başka, Çanakkale'nin Anadolu kıyısındaki kuvvetlerini bile çektiler. Nihayet İtilâf Devletleri arasında 28 Eylül'de, İstanbul Boğazlar ve Trakya üzerindeki Türk haklarının bir konferansta görüşülmesi için anlaşma oldu. Franklen Buyon bu anlatma metnini İzmir'de bulunan Mustafa Kemal'e getirdi. Neticede Mudanya da toplanacak olan bir konferansta sözü geçen meselelerin görüşülmesi kararlaştırıldı.

Konferans çetin ve heyecanlı oldu. Hattâ görüşmeler bir aralık kesildi. Türk ordusu ileri hareketlerine tekrar başlayacaktı. Nihayet delegeler Mudanya mütarekesini şu şartlarla imzaladılar:

1)- Doğu Trakya (Edirne dahil), Meriç ırmağının sol sahiline kadar, on beş gün içinde Yunan ordusu tarafından boşaltılacak. 2)- Boşaltılmanın bitmesinden sonra otuz gün içinde, Doğu Trakya Yunan hükümeti memurları tarafından, müttefik memurlar vasıtasıyla Türk memurlarına devir ve teslim edilecek. 3)- Lozan konferansının bitmesine kadar, Doğu Trakya'da Türkler ancak 8.000 jandarma bulunduracaklar, 4)- Mütarekesini imzalanmasından sonra İstanbul ve Boğazlarda Büyük Millet Meclisi Hükümeti idaresine bırakılacak. İtilâf kuvvetleri barışın imzalanmasına kadar İstanbul'da kalacaktır.

Mudanya mütarekesi askerî zaferimizi tamamlayan siyasî bir zaferdir. Edirne ve Doğu Trakya'yı harbsiz olarak kazandırıyor ve Boğazlarla İstanbul da idaremize veriliyordu.

CEBELİTARIK BOĞAZI « Dünya Coğrafyası

Akdenizi Atlas Okyanus'una birleştiren boğaz. İspanya yarımadasının güney ucunda bulunan Cebelitarık (Tarık dağı) ile Afrika kıyılarında bulunan Septe şehri arasındadır. Bazı kere “Septe Boğazı” adı ile de anılır. Cebelitarık ile Septe kıyılarının arası 15 kilometre kadardır.

Cebelitarık boğazı, 1704 yılından beri İngiltere’nin kontrolü altında bulunmaktadır. Milletlerarası antlaşmalarla kayıtlar altında bulunan Cebelitarık boğazı, Asya, Avrupa ve Afrika ile Atlas Okyanusu arasındaki en önemli geçit yeri olması bakımından dünyanın en önemli boğazlarından biridir.

DEMİRKÖY « Türkiye Coğrafyası

Kırklareli iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 975 kilometrekare, nüfusu 9.058 dir. İlçe yüzeyi Istıranca dağlarının Karadeniz kıyılarına paralel uzanan versanlarından ve aynı yönde uzanan çeşitli vadilerden ibarettir.

ilçenin merkezi 2.348 nüfuslu Demirköy kasabasıdır.

SANCAK « Devlet

Askerî bir topluluğun başında gezdirdiği, yazı işlemeli ve kenarları saçaklı bayrak.

Osmanlılarda çeşitli renklerde sancaklar kullanılmıştır. Bunlar, genel olarak beyaz, kırmızı, yeşil ya da sarı renkte ipekten yapılmıştır. Üzerlerine sırma ile âyetler işlenmiştir. İlk Osmanlı sancağı “beyaz” dır. Selçuk Sultanının Osman Gazi'ye gönderdiği bu bağımsızlık sancağı “ak sancak” adı ile anılır. Osman Bey zamanında Yavuz Sultan Selim'e kadar kırmızı renkli sancak, savaş sancağı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları, yeşil renkli sancaklar, padişahlar tarafından savaş sancakları olarak kullanılmıştır. Osmanlı sultanlarının bu savaş sancaklarından başka, Yeniçeri ocak ve ortalarının da ayrı ayrı sancakları vardı. Bunlar değişik renklerde (yarısı kırmızı, işlemeli) olurdu.

Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra, Türk Ordusunda kullanılan sancaklar değişmiş, çeşitli askeri topluluklara, özellikle alaylara sancak verilmesi yoluna gidilmiştir.

Sancak-ı şerif : Peygamber Muhammet zamanındaki savaşlarda kullanılmış olan ve Emanet-ı Şerife (Kutsal Emanetler) arasında Topkapı Sarayında saklanan bayrak. İslâm’da ilk sancak Hicretin birinci yılında kullanılmaya başlanmıştır. “Ukab” adını taşıyan bu sancak Mısır Kölemen beylerinden biri taralından Yavuz Sultan Selim'e gönderilmiştir. Sancak eskiyip dağılmaya yüz tutunca üç yeni sancak yapılarak bunlara “Ukab” dan ikişer üçer parça' konmuştur. Padişahlar ve onlar sefere gitmediklerinde sadrazamla birlikte Sancak-ı şerif de sefere götürülürdü. Sancak-ı şerif padişahla birlikte ilk defa 1597 de Eğri seferine götürülmüştür.

İstanbul'daki ayaklanmaları bastırmak için de Sancak-ı şerifin çıkarıldığı zamanlar olmuştur.

ATEŞ « Kimya

Odun, kömür, ot gibi maddelerin yanması sırasında meydana gelen ışık ve ısı olayı.