Nedir

KORSİKA « Dünya Coğrafyası

Akdeniz'in batısında, İtalya kıyıları karşısında bir ada. Fransa'ya aittir. Yüzölçümü 8.722 kilometrekare, nüfusu 292.000 dir. İdare merkezi batı güneyindeki Ajaccio şehridir. Büyük bir bölümü dağlıktır. Fakat, dağların çoğu ormanlarla kaplıdır. Halkın geçimi kerestecilik, hayvancılık, balıkçılık ve turizmle sağlanır.

AĞIR CEZA MAHKEMESİ « Hukuk

Ceza dâvalarına bakan asliye mahkemelerinin en yükseği. Eskiden bunlara cinayet mahkemeleri de denerdi. Bu mahkemeler asliye ve sulh ceza mah kemelerinin yetkileri dışında kalan dâvalara bakarlar. Ele aldıkları dâvaların suçları daha ağır olduğundan, ağır ceza mahkemeleri adını almışlardır.

Asliye mahkemeleri birer hakimli olduğu halde, ağır ceza mahkemelerin. de bir başkan, iki üye ve bir savcı bulunur. Ağır ceza mahkemelerinin göreceği dâvalarda önce savcı, hazırlık sorgusu yaparak, suç olup olmadığını tespit eder. Suçlu olduğuna kanaat getirince sorgu hâkimine ilk tahkikatı yaptırır. İlk tahkikat, suç olduğu noktasında birleşince ağır ceza dâvası başlar ve sanık suçlu görülürse mahkûm olur, görülmezse beraat eder.

Ağır ceza dâvaları özellikle şu şekilde bir seyir takip eder. Olayın savcrya bildirilmesi üzerine savcı ilk soruşturmasını yapar. Bu ilk hazırlık sorgusundan sonra ,sorgu hâkimi ilk tahkikatı yapar. Olayda suç olduğuna kanaat getirilince son tahkikatın yapılması için olay ağır ceza mahkemesine verilir.

Ağır ceza mahkemesinde, delillere, şahitlere ve sanığın ifadelerine tekrar başvurularak olay yeniden tetkik edilir ve olay sonunda suç sabit görülürse, sanık mahkûm olur. Sanık, beraat etmezse, mahkûmiyetini, bir yanılma ihtimalini göz önüne alarak Temyiz mahkemesinde de yapılan inceleme sonunda, ağır ceza mahkemesinin verdiği karar doğru bulunursa sanık, cezasını çeker.

Ağır ceza mahkemesinin sanık hakkında verdiği karar idam hükmü ise, bu hükmün, ilkin Millet Meclisi ve sonra da Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması gerekir. Bu hallerde sanık, ya idam kararı tasdik edilmek suretiyle cezalandırılır, ya da cezası ağır hapse çevrilir.

FECR-İ ÂTİ EDEBİYATI « Edebiyat

Türkiye'de 1908 Meşrutiyet devrimi ardından yapılan ilk edebî hareket. Fecr'i Âti gerçekten bir edebî akım ya da bir edebî okul değildir. Bu hareket, hemen hemen devrin genç yazarları ve şairleri tarafından yapılan birkaç hevesli toplantıdan ibaret kalmıştır. Serveti fünuncuların dağılışından 1908 devrimine kadar geçen bir kaç yıllık sessiz devrin hazırlayıp yetiştirdiği genç yazarlar, Servet-i Fünun edebiyatı gibi toplu bir hareket yapmak istemişler, fakat, türlü sebeplerle bunda başarıya ulaşamamışlardır. Bu harekete katılan sanatçılar, sonradan ayrı ayrı edebî yollardan yürüyerek, XX. yüzyıl Türk edebiyatının ünlü kişileri arasında yer almışlardır.

Fecri Âti'yi meydana getiren genç yazarlar, 11 Şubat 1909 tarihli Servet.i Fünun dergisinde, bir beyanname yayımlayarak amaçlarını açıklamışlar, fakat kuruluşlarının üçüncü haftasında, 31 Mart olayı yüzünden dağılmışlardır. Bir süre sonra yeniden toplanmak istemişlerse de, uzun ömürlü bir birlik meydana getirememişlerdir.

Fecrî Âti ile işbirliği yapmayı vaat ederek, bu edebî toplantıya cesaret veren Faik Âli ve Celâl Sahir gibi iki Servet-i fünuncunun dışında, bu akımın kurulması için harekete geçildiği zamanlar da Fecri Âti kadrosunda yer alan sanatçılar şuhlar olmuştur. Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Ali Süha, Cemil Süleyman, Emin Bülent, Fazıl Ahmet, Fuat Köprülü, Hamdullah Suphi, İzzet, Melih, Mehmet Behçet, Refik Halit, Şehabettin Süleyman, Tahsin Nahit, Yakup Kadri.

REYHANLI « Türkiye Coğrafyası

Hatay iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 569 kilometrekare, nüfusu 31.998 dir. Yüzeyi, çok verimli ovalık alanlardan ve tatlı meyilli çıplak sırt ve platolardan ibarettir. Halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.Merkezi 12.371 nüfuslu Reyhanlı kasabasıdır.

MİLLİ SAVUNMA « Devlet

Dıştan gelecek her türlü saldırıya karşı memleketin korunması, yurt içinde belirebilecek çeşitli hareketlerin ve ayaklanmaların bastırılması ile vazifeli bulunan Türk ordusunun eğitimi, öğretimi, yönetimi ve çeşitli ihtiyaçları ile ilgili olan, Bakanlar Kurulu'na bağlı bir bakanlık. Bir bakanın yönetimindedir.

Merkez teşkilâtında, her bakanlıkta bulunan müdürlüklerin dışında Genelkurmay Başkanlığı, Yüksek Askerî Şûra, Askerî Temyiz Mahkemesi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gibi yalnız bu bakanlıkla ilgili kuruluşlar bulunmaktadır.

ALSACE -LORRAİNE « Tarih

Alsas - Loren - Bir memleket adı gibi kullanılan bu deyim, gerçekte gerek tarih, gerekse coğrafya bakımından birbirinden ayrı iki bölgeyi göstermektedir.

Lorraine, derebeylik zamanlarında itibaren Fransız asilzadelerinin idaresi altında bulunmuş ve 1766 tarihinde, öze imtiyazlarla Fransa'ya katılmıştır. Alsace ise, 1273 tarihinden itibaren Avusturya'nın elinde bulunmuş ve 1648 Vestfalya antlaşması ile Fransızların eline geçmiştir. 1870-71 Alman-Fransız savaşından sonra imzalanan Frankfurt Barış Antlaşması (10 Mayıs 1871) ile Al-manyaya kalmıştır. Almanların elinde uzun yıllar bulunan bu bölge Almanlar için daimi bir kargaşalık bölgesi olmuş, 1911 yılında İmparatorluk Birlik Meclisinde üç oy kullanabilme hakkını almış-tır. Birinci Dünya Kavasında, Almanya'nın yenilmesi üzenine, halkın oyuna başvurulmadan Versallles antlaşması ile Fransa'ya geçmiştir.

İkinci Dünya Savaşında, Fransa'nın muvakkaten yenilmesi sırasında Almanlar, bu bölgeyi tekrar kendi topraklarına katmışlardır, Fakat yenilgiye uğramalarından sonra bu bölge, tekrar Fransız Cumhuriyetine geçmiştir.