BAVYERA « Dünya Coğrafyası
Almanya'nın Würtemberg doğusunda kalan güney bölümü. Yüzölçümü 70.236 kilometrekare, nüfusu 9.029090 dır. Başşehri 870.000 nüfuslu Münih şehridir. Almanya Federal Cumhuriyeti'nin bir bölümü olmuştur.
MERİÇ « Türkiye Coğrafyası
Edirne iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 359 kilometrekare, nüfusu 20.202 dir. İlçenin yüzeyi, tamamıyla dümdüz uzanan geniş ovalık alanlardan ibarettir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı tahıl ekimi ve hayvancılıktır.İlçenin merkezi 2.118 nüfuslu Büyük Doğanca kasabasıdır.
KARINCALAR « Hayvanlar
Toplu halde yaşayışları aralarındaki iş bölümü, yuva yapmaları, yiyeceklerini saklayıp biriktirmeleri gibi bir çok âdetleriyle bilim adamlarım hayretlere düşüren böceklerdir. Toprak altlarında yaşarlar ve yaz aylarında toprağın üstüne çıkarlar. Binlerce çeşitleri vardır. Altı ayaklı, ince belli. Vücutları, üç bölümden meydana gelmiştir. Arılar gibi toplu halde yaşarlar.
ANTİL ADALARI « Dünya Coğrafyası
Orta Amerika'nın adalar topluluğu. Yüzölçümü 234.000 Km2, nüfusu 17.318. 719 dur.
Antiller Kuzey ve Güney Amerika arasında, tropikal kuşağın kuzey yarım küreye düşen yerinde ve büyük bölgede yayılmıştır. Büyük ve Küçük Antiller olmak üzere başlıca iki bölüme ayrılır. Büyük bölümün içinde Küba, Haiti, Porto Rico, Jamaika vardır. Küçük bölümün içinde de Bahama, Virgin, Trinidat, Tofoago, Dulda, Yeraltı Martinique adaları yer alır.
Bu adalar, denizden yükseklikleri 1000 ile 3000 metre arasında değişen dağlık yerlerdir. Bu dağlar, zamanımızda da yananları bulunan volkanik dağlardır. Bu yapı ile ilgili olarak Antiller, yeryüzünün depremlere en çok uğrayan yerlerindendir.
Tropikal bir okyanus iklimi içindedir. Kristof Kolomb'un ilk bulduğu adalar arasında olan Antülerde İspanyollar uzun yıllar hüküm sürmüşler, sonraları buralarda İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar da sömürge kurmuşlardır. Antiler de bugün üç bağımsız devlet vardır: Küba, Haiti, Dominika, geri kalan adalar, A.B.D.İngiltere, Fransa ve Hollanda'ya bağlıdır.
BOĞAZİÇİ « Türkiye Coğrafyası
Karadenizle Marmara denizini birbirine bağlayan İstanbul Boğazı kıyılarına verilen ad. Zengin ve muhteşem güzellikleriyle dünyada benzeri az olan Boğaziçinin uzunluğu, kuzeyde Karadeniz kapısını meydana getiren Rumeli ve Anadolu fenerleri arasından, Sarayburnu - Kızkulesi arasına kadar uzanır. Tam ortadan geçen çizgi, 25 kilometre ve 9 metredir. iki yakadaki kıyılarının girinti ve çıkıntıları değiştiğinden Rumeli tarafı kıyıları 46 kilometre, Anadolu yakası kıyıları 34 kilometre sürer. Genişliği de yer yer değişir. Karadeniz’den girerken Rumeli ve Anadolu fenerleri arası 3600 metre, Yeniköy ve Çubuklu arası 1430 metre, Rumeli ve Anadolu Hisarları arası 689 metredir. Boğazın derinliği koylara doğru azalmakla beraber ortalama olarak 50 - 100 metre arasındadır. Birisi üstte olan, öbürü Marmara’dan Karadeniz’e doğru giden ve altta olan iki akıntısı vardır.
Bizans İmparatorluğu zamanında Boğaz içi kıyılarının çoğu boş ve Bizans medeniyetinin etkisinden uzak kalmıştır. Boğaziçinin Türk devrindeki tarihî, İstanbul'un 1453 yılındaki fethiyle başlar. Türkler, İstanbul’u aldıktan sonra, Boğaziçi kıyılarına bir yandan ahali yerleştirmişler, bir yandan da çeşitli imar hareketlerine girerek buralarını eğlence ve sayfiye yeri haline getirmişlerdir.
BOSPORUS « Mitoloji
Boğaziçi'nin Eskiçağdaki adı. Bugünkü Avrupa dillerinde de, Boğaziçi'nin adı olarak Bosporus ya da Bosphorus kelimeleri kullanılmaktadır.
Bosporus kelimesinin tam ve kesin bir açıklaması yoktur. Fakat, genel olarak, Yunan mitolojindeki bir hikâyeye bağlanarak, Bosporus kelimesinin “Öküz ya da inek taşıyan” anlamına geldiği kabul edilmektedir.
Bosporus kelimesi üzerine en yaygın olan bu söylentiye göre, Yunan mitolojisinde, baş tanrı Zeus'un , inek haline getirilen sevgilisi ile , Zeus'un karısı tanrıça Hera'nın kıskançlığı yüzünden, ülkeden ülkeye kaçarken, Boğaziçi'nden geçmiştir. Boğaziçi'nde, Haliç'in kuytu bir yerinde gizlenerek bir kız dünyaya getirmiştir.
Yine, bu söylentiye göre, daha sonraları, bu kızla Poseidon'un birleşmesinden, Bizans'ın kurucusu olan Byzas doğmuştur.