Nedir

BULAŞICI HASTALIKLAR « Sağlık

Hastalık yapan mikroplar aracı ile, insandan insana, hayvandan hayvana, ya da hayvandan insana bulaşabilen hastalıklar

Bulaşıcı hastalıkların yayılması bünyeye, mikroba ve dış etkilere ve bazı faktörlere bağlıdır. Yayılmak ve bulaşmak için elverişli şartlar bulan mikroplar hızla yayılarak, birbiri ardınca, aynı belirtileri veren hastalıkları meydana getirirler ve geniş çapta salgınlara sebep olurlar.

Bulaşıcı hastalıklar, çeşitli faktörlere bağlıdır:a- Mikrobun hastalık yapma kudreti, b- Mikrobun salgın kabiliyeti, c- Mikrobun girdiği organ içinde yayılma kabiliyeti, d- Mikrobun şiddetli ya da hafif hastalık yapma kabiliyeti, e- Çeşitli dış şartlar (sefalet, iklim, açlık mevsim, savaşlar, toplu yaşamalar gibi), f- Mikrobun girdiği bünyenin, hastalığa dayanıklığı, gibi.

Hastalık etkeni, vasıtasız (direkt) ya da vasıtalı (indirekt) olarak bulaşır. Bu iki bulaşmada da bir mikrop verici ile bir mikrop alıcının bulunması gerektir. Bulaşıcı hastalıklar, daima verici ile alıcı arasında dönen bir daire gibidir. Bulaşma da, çeşitli yollarla (solunum, temas, yiyecekler) olur.

Bulaşma hangi yolla olursa olsun, mikrop vücuda solunum yolu, sindirim yolu, deri, ağız yolları ile girer. Kan, lenfa ve sinir yollarından istifade ederek vücutta çabuk yayılma imkânı bulur ve sevdiği organlara yerleşir. Yerleşmesinden sonra ilkin çoğalmağa başlar ve sonra da hastalık belirtilerini meydana getirir.

Bulaşıcı hastalıklarda hastalık son buluncaya kadar birçok safhalar geçer:

a - Mikrobun sevdiği organda yerleşmesi ve çoğalması (kuluçka safhası),

b - Mikrobun vücuda yayılması (invasion),

c - Hastalık belirtilerinin tam teşekkül etmesi (acme devri),

d - İyiliğe yüztutan hastada hasta, lık belirtilerinin kaybolmağa başlaması,

e - Vücudun tamir zamanı (nekahat devresi),

f - Hastalıktan tamamen kurtulma devresi.

Bulaşıcı hastalıklarda ateş, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, sırt ve bacak ağrıları, mide bulantısı, kusma ve ishal genel belirtiler arasındadır.

Bulaşıcı hastalıklar başlıca virüs (kızamık, kızamıkçık, su çiçeği, çiçek, virüs ansefalitleri, virüs menenjitleri), Riketsiya (epidemik tifüs, fare tifüsü, Q humması, çuçugamuşi humması), bakteri (kızıl, yılancık, boğmaca, cüzzam, veba, kolera, Malta humması, besin zehirlenmeleri sonucu meydana gelen paratifo, kazıklı humma, botulizm, çamur humması gibi),mantarlar ve protozoerler(sıtma, amipli dizanteri,Afrika uyku hastalığı) vasıtası ile meydana gelir.

ÇAYIRLI « Türkiye Coğrafyası

Erzincan iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.604 kilometrekare, nüfusu 29.214 tür. Yüzeyi az meyilli sırtlar ve düz alanlardan ibarettir. En çok tahıl ekimi yapılmaktadır. İlçe merkezi 1.850 nüfuslu Çayırlı kasabasıdır.

AİSOPOS AJANS « Haberleşme

Dünyanın her tarafından gelen siyasî, ekonomi, malî, spor ve çeşitli alanlardaki hareketleri, tabiat olaylarını toplayarak telgraf ve telefon yolu ile ve özel bültenlerle halka ve gazetelere yayan kurum.

Dünyada ilk ajans Fransa'da Birinci İmparatorluk devrinde kurulan Havas ajansıdır. Bu örneğe göre başka memleketlerde de ajanslar kurulmuş ve haberleşme tekniğinin ilerlemesi ile bugünkü ileri ve modem seviyelerine ulaşmışlardır.

Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde muhabirleri olan ajanslar, çeşitli olayları telgraf, telefon, radyo yollan ile en kısa zamanda merkezlere bildirirler ve bu merkezler de en kısa zamanda haberleri memleketlerine ve dünyaya bildirecek olan gazetelere, radyolara ulaştırırlar.

Doğrudan doğruya hükümetlerin kontrolü altında olan ajanslar olduğa gibi özel teşekküllerin işlettiği ajanslar da vardır. Memleketimizde bu işi gören en büyük ajans yan resmî bir hüviyeti bulunan Anadolu Ajansıdır.

isimlerinin baş harfleri ile gösterilen ve dünyaca tanınan en meşhur ajanslar şunlardır: A.A. (Türkiye), D. N.B. (Almanya Ajansı), A.F.P. (Fransız), Reuter (İngiliz), Tass (Rusya), U.P. (Birleşik Amerika), İstefani (İtalya).

ARI « Hayvanlar

Zarkanadlılardan, bal ve balmumu yapan, iğnesiyle sokan böcek. Öbür arılardan ayırmak için buna balansı da denmektedir.

Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Başın ön kısmında koklama ve dokunma organlarım taşıyan duyargaları vardır. Başın iki yanında birer petek gözü ve tepesinde üç nokta gözü vardır. Göğüs halkalarına bağlı üç çift bacaktan öndekilerde duyargaları temizleyen arka bacağın ayaklarında çiçek tozu toplamağa yarayan tertibat vardır. İkinci ve üçüncü göğüs halkalarından birer çift kanat çıkar. Ana arı ile işçi arıların son karın halkalarında birer zehir iğnesi vardır. İğne geriye doğru çekip çıkmaz, zehir ağıtı ile iç organlarından bir kısmı iğne ile kopar ve arı ölür.

Vücudu meydan getiren halkaların yan taraflarında on çift nefes deliği vardır. Gövdenin içindeki hava boruları ve hava kesecikleri bu deliklere bağlıdır. Yemek borusunun genişlemesi ile bir bal midesi meydana gelmiştir. Emilen bal ve çiçek öz suları, kovana döndükten sonra boşaltılır ve peteklerde bal toplanır.

Bir kovan içinde yaşayan bal arıları üç tipe ayrılır: 1) 3000-4000 kadar işçi arı, 2) 100-150 kadar erkek arı, 3) Bir tane ana arı.

Ana arı, her petek gözüne birer tane yumurta bırakır. Üçüncü, günün sonun, da yumurtalar çatlayarak larvalar çıkar îlkin kurtçuklar halinde olan larvalar, krizalit devrini geçirdikten sonra ergin hale gelirler. Bir ana an 16-17 bir işçi arı 21, bir erkek arı 24 günde gelişimini tamamlar.

Toplum halinde yaşayan arıların, bir kovan içindeki en önemli varlığı ana arıdır. İnce ve narin yapılı, boyu diğerlerinden daha uzun olan ana arı beş yıl kadar yaşar. Ağız aygıtları iyice gelişmediğinden işçi arılar tarafından ağzına sindirilmiş besinler verilmek suretiyle beslenir. Yumurtlama devresinde günde ortalama olarak 2.500 yumurta bırakır.

Vücutları daha kaba ve büyük olan erkek arıların iğneleri yoktur. Kovandaki ödevleri genç arılarla çiftleşmektir ki bu çiftleşme sırasında organlarının bir kısmı vücudundan çıktığından hemen ölür. Oğul mevsimi sona erdiğinde, bunlara lüzum kalmadığından işçi arılar tarafından ya öldürülürler, ya da kovan dışına atılırlar.

İşçi arılar, cinsiyet organları körleşmiş dişi arılardır. Çok çalışkandırlar. Kovanın iç ve dışındaki bütün işleri bunlar görürler. Kırlara açılarak çiçek özü toplarlar ve bal yaparlar. Havaların ısınması ile de çalışmağa başlarlar. Bu durum, havaların soğumağa başladığı sonbahara kadar sürer. Kışın toplu bir halde, salkım şeklinde bir arada bulunurlar.

SİNOP « Türkiye Coğrafyası

Sinop İlinin merkezi olan şehir. Nüfusu 9.899 dur. Karadeniz kıyılarında doğu batı yönünde uzanmış çıplak yarımadanın berzahı üzerinde kurulmuştur. Üç tarafı denizle çevrilidir.

SİNOP İLİ

Karadeniz bölgesi illerimizden biri. Yüzölçümü 6.094 kilometrekare, nüfusu 249.730 dur. Kuzeyinde Karadeniz, doğusunda ve Güneyinde Samsun, Batısında Kastamonu, güneyinde Çorum bulunmaktadır. Yüzeyi, genel olarak dağlıktır. Fakat, Karadeniz kıyılarında, uzun düzlükler geniş yer kaplar. Toprakları her türlü ürünün yetiştirilmesine elverişlidir. Geniş ölçüdeki tarım yanında balıkçılık da önemli gelir kaynaklarıdır.



MONARŞİ « Yönetim Şekilleri

Bütün siyasî kuvvet ve nüfuzun, hiç kimseye karşı sorumlu olmayan bir şahısta toplanması rejimi.