Nedir

SAKARYA NEHRİ « Türkiye Coğrafyası

Anadolu'da, Karadeniz'e dökülen bir nehir. Afyonkarahisar - Eskişehir illerî sınırı yakınlarında Bayat Yaylasından çıkarak Eskişehir'in bir kısım topraklarını sular ve doğuya akar. Sonra Eskişehir - Ankara illeri sınırları boyunca kuzeye döner ve yine Eskişehir sınırını takip ederek batıya yönelir. Bilecik yakınlarında tekrar kuzeye döner ve Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 790 kilometredir.

GÖZ « İnsan

Görme duyusu organı. Göz deyince, anatomide, göz küresi ile birlikte onunla ilgili bütün oluşumlar anlaşılır.

FİİL « Türkçe ve Dilbilgisi

Bir , bir hareket ya da bir oluş bildiren kelimelere fiil adı verilir.

Fiil, tarifinden de anlaşıldığı gibi, bir hareketi, bir oluşu bildiren kelimedir. Bu bakımdan, dilbilgisindeki öbür kelimelerden ayrılır. Bildiğimiz isim gibi, zamir gibi kelimeler, duran şeyleri tanımlayan kelimelerdir. Fakat, yeryüzünde, gerek cisimlerde, gerekse tabiatın kendisinde süreli bir hareket, süreli bir oluş vardır. Zaman içinde bu hareket ve oluşlar, devam edip gider. İşte, fiiller, zaman içindeki bu hareket ve oluşları bize bildiren, bunları bildirmemizi sağlayan kelimelerdir.

Ahmet kelimesi bir kimseyi hatırlatır. Ahmet geldi cümlesi de, Ahmet'in bir hareket içinde olduğunu, yer değiştirdiğini, bizim bulunduğumuz yere doğru yöneldiğini gösterir. Bu yönelmeyi, bu hareketi gösteren Ahmet geldi cümlesindeki geldi kelimesidir. Geldi kelimesi, bir fiildir. Fiilde özne:

Bir , bir hareket, bir oluş, kendiliğinden yapılmaz. O işi bir yapan ya da olan vardır. Yapan bir insan, bir hayvan bir şey olabilir. İşte, bir fiilin bildirdiği hareketi ya da yapanı ya da bir şey olanı gösteren kelimeye fiilin öznesi denir. Özne, isim soyundan kelimelerdir.

Örnek olarak Ahmet geldi cümlesinde Ahmet özne, geldi fiildir.

Özneler, ya şahıs zamirleri ya da isimlerle gösterilir.Fiiller, şahıs zamirlerine uyarlar. Bir fiil şahıs zamirsiz olsa bile, fiilin sonuna eklenen ekler, fiilin o şeklinin, hangi şahsı gösterdiğini belli eder.

Ben eve gidiyorum. Cümlesinde, onlar, üçüncü şahıs zamiri tekil halidir. Gidiyorum da, birinci tekil şahsa aittir.

Sen eve gidiyorsun cümlesinde Sen, ikinci şahıs zamirinin tekil hali, gidiyorsun da, ikinci tekil şahsa aittir.

O eve gidiyor cümlesinde O, üçüncü şahıs zamirinin tekil hali, gidiyor da, üçüncü tekil şahsa aittir.

Biz eve gidiyoruz cümlesinde Biz, birinci şahıs zamirinin çoğul hali, gidiyoruz da, birinci çoğul şahsa aittir.

Siz eve gidiyorsunuz cümlesinde Siz, ikinci şahıs zamirinin çoğul hali, gidiyorsunuz da, ikinci çoğul şahsa aittir.

Onlar eve gidiyorlar cümlesinde, Onlar, üçüncü şahıs zamirinin çoğul hali, gidiyorlar da, üçüncü çoğul şahsa aittir. Fiillerin adları :

Fiiller, şahıs zamirlerinin durumuna göre aldıkları çekim şekilleri ile bilinmezler. Bunlar, fiil köklerine eklenen -mek, -mak ekleri ile aldıkları şekillerle söylenirler. Bu kelimelere mastar denir.

Gidiyor fiilinin mastarı, yani adı Git-mek tir -mek kaldırılınca da kalan git kısmı, fiilin köküdür. Fiillerde çekim :

Bir fiil, bir işin, kimin tarafından, nasıl ve ne zaman yapıldığını gösterir. Bunun için, bu işlemi gösterecek şekillere girer. Fillerin bir işin kimin tarafından, nasıl ve ne zaman yapıldığını gösterecek şekillere sokulmasına fiilin çekimi denir.

Fiillerde zaman :

Fiiller, zamanla ilgili, zaman gösteren kelimelerdir. Bunlar da, fiilin köklerine eklenen eklerle belirtilir: Fiillerde zaman, ikiye ayrılır;

1 - Basit zamanlı şekilleri

2 - Bileşik zamanlar.

3 - Basit zamanlı şekiller : Bunlar, da üç zaman ayırt edilir: A - Geçmiş zaman, B - Şimdiki zaman, C - Gelecek zaman.

Geçmiş zaman : Geçmiş zamanda yapılmış ya da olmuş olan işler anlatılır. Bu da iki türlü olur A) -di'li geçmiş zaman : İşlerin yapıldığını görmüşsek, ya da onların yapıldığından eminsek, fiilleri bu zamana göre söyleriz : Geldi, okudu, yazdım gibi. B) -miş'li geçmiş zaman : işlerin yapıldığını başkasından duymuşsak, ya da işler, biz, farkına varmadan yapılıp olmuşsa, bu zamana göre söyleriz: Okumuş, görmüş, yazmış, gitmiş gibi.

Şimdiki zaman : Bulunduğumuz zamanda yapılan işleri göstermek için kullandığımız fiillerle bildirilir : Geliyor, okuyor, yürüyor, bağırıyor gibi.

Gelecek zaman : Gelecek zamanda yapılacak işleri göstermek için kullanılır : Görecek, okuyacak, yazacak, yürüyecek gibi.

Geçmiş zaman : Fiillerin hem geçmişi, hem şimdiyi, hem gelecek zamanı içine alan şekillerine denir: Gidiyor, okuyor, geliyor gibi.,

2 - Bileşik zamanlar : Türkçede, herhangi bir kipteki basit zamanlı fiili, geçmiş zamana göre de söyleyebiliriz. Örnek olarak : Okudum fiili, basit zamanlı bir fiildir. Bu fiilde, geçmiş zamanı gösteren durum parçasıdır. Geliyordu fiilinde, hem şimdiki zamanı gösteren -yor parçası, hem geçmiş zamanı gösteren durum parçası vardır. İkisi de aynı fiil kökünde kullanılmıştır. Böyle fiillere bileşik zamanlı fililer denir.

Bileşik zamanlı fiillerde iki çeşit vardır: a - Hikâye şekli, b - Rivayet şekli. Hikâye şeklî, bir işin yapılışının ya da yapılması istenişinin geçmiş zamana göre ve görülüp bilinmiş olarak anlatılmasını sağlar: Gidiyordu, gelecekti, okumalıydı, gitseydi gibi. Rivayet Sekli bir işin yapılışının ya da yapılması istenişinin, geçmiş zamana göre, fakat, başkasından duyularak anlatılmasını cağlar: Çalışılmış, gidermiş, okumalıymış, gitmeliymiş gibi.

Fiillerde kipler :

Fiiller zamandan başka, işlerin yapılım tarzını da gösterirler. Bu bakmadan, fiillerde, işlerin bildiriliş tarzlarını bildiren fiil şekilleri de vardır. Bunlara kip adı verilir: Gitse, okusa, çalışsa, okumasa, gelmese gibi, Bunlar, dileklerimizi bildiren fiillerdir.

Fiil kipleri iki türlüdür: A - Haber kipleri, B - Dilek kipleri.

Haber kipleri : Bir işin, bir hareke, tin yapıldığını, bir şeyin olduğunu haber vermek için kullanılan kiplerdir. Yukarda görülen beş zamanın da (yani -di'li geçmiş zaman kipi, miş'li geçmiş zaman kipi, şimdiki zaman kipi, gelecek zaman kipi, geçmiş zaman kipi) kipleri olur.

Dilek kipleri: Dilek kiplerinde fiil ler, işlerin yapılması ya da olması yolundaki dileklerimizi bildirmek için kullanılır.

Dört türlü dilek kipi vardır : 1 - Dilek-şart kipi, 2 - İstek kipi, 3 - Gereklik kipi, 4 — Emir kipi.

1 - Dilek-şart kipi : Bir fiilin dilek şart kipine sokulması için, o fiilin köküne se, -sa parçasını takmak gerektir: Görse, gitse, alsa gibi. Bu çeşit fiiller; o işin yapılması yolundaki dileğimizi bildirdiği gibi, başka bir işin yapılmasına gark koşmak hizmetini de görür. Örnek olarak, “sınıfımı bir geçsem” cümlesin, de, sınıfı geçmeyi diliyoruz. “Ahmet Bey bize gelse konuşurduk” cümlesinde, gel se fiili konuşurduk fiilini şart koşmaktadır: Ahmet Beyle konuşmamız, onun bize gelmesine bağlı kalmış demektir.

2 - İstek kipi : Bir fiilin istek kipi olması için, o fiilin köküne -e, -a, (Fiil kökünün sonu sesli harfle bitiyorsa -ye, -ya). Okuya, gide, otura, yürüye gibi.

3 - Gereklilik kipi : Bir fiilin gereklilik kipi olması için, o fiilin köküne meli, ,malı parçasını takmak gerekir. Okumalı, gelmeli, gitmeli, yazmalı gibi

4 -Emir kipi : Bir fiilin emir kipi olması için, o fiilin kökünü kullanmak yeter. Bu kök, emir yerine geçer: Oku, yaz, gel, git gibi.

Fiillerde olumluluk , olumsuzluk :

Bir , olumlu ya da olumsuz olabilir. O işi gösteren fiil de, olumlu ya da olumsuz olur. Bir fiil, her iki halde de olabilir, yani, bir fiil, olumlu olabildiği gibi, olumsuz da olabilir.

Örnek olarak, okudum kalktı, geldi fiiller olumludur. Okuma gelme, isteme, gelmedim fiilleri olumsuzdur.

Fillerin, olma bildirişlerine olumluluk, olmama bildirişlerine olumsuzluk denir.

Olumlu bir fiili, olumsuz şekle sokmak için, o fiilin köküne -me, -ma parçası eklenir: Gelme, okuma, yatma, gitme gibi.

Olumsuz fiillerin çekimi de, yukarıdaki parçalar takıldıktan sonra, olumlu fiiller gibidir.

Fiillerde soru :

Bir işin yapılıp yapılmadığını, olup olmadığını anlamak, fiillerin sorulu şeklini meydana getirmekle yapılır. Bu da, o fiil çekimine mi parçasının takılmasıyla yapılır : Geldi mi?, duydun mu?, gitti mi?, geldiniz mi? gibi.

Bileşik fiiller :

İki ayrı kelimeden yapılmış olduğu halde, tek anlamı olan bileşik isimler ve sıfatlar vardır. Fiiller de, isim ve sıfatlar gibi, iki ayrı fiilin birleşmesi ile ve bir tek anlamda kullanilabilir: Görebilmek, yapabilmek, okuyabilmek, gidivermek, gülüvermek gibi. Bileşik fiillerin çekimi öbür fiiller gibi olur.

Ek.fiiller : Bazı cümlelerde, isim ya da sıfat olan kelimeler, fiil gibi görürler. Bunun sebebi, o kelimelerin sonuna takılan parçalardır. Böylece isim soyundan kelimeler, fiilleşirler ve fiilin türlü çekimlerine girerler. İsim sonundan kelimelerin fiil gibi görev almasını sağlayan ek. ler -dir, .di, -mış, -se parçalarıdır : Öğrencidir, görüşse, hastaysa, güzelmiş, gibi.

HALI « Bilim ve Sanat

Yere yaymak, mobilya üstüne serilmek, duvarlara süs olarak asılmak için yünden ya da ipekten örülen ya da dokunan değişik büyüklüklerdeki örtü. Yapılış biçimlerine göre başlıca iki çeşide ayrılırlar: 1 - Dokuma halı, 2 - Örme halı. Dokuma halılar, kumaş gibi olan halılardır.Bunlara “kilim” adı verilir. Halı tezgâhında dikey olarak çekilmiş ipliklere, yatay olarak iplikleri bir taraftan öbür tarafa atmak suretiyle dokunur. Asıl halılar örme olarak yapılan halılardır. Bunlar, halı tezgâhlarında yatay ve dikey olarak yan yana çekilmiş iplikler üzerine istenen resme göre düğümlenen renkli yün ipliklerin uçlarının kesilerek kadife görünüşü vermesi ile meydana gelir. Düğümler, halının alacağı resmin şekline göre belli hesaplar içinde örülür. Düğümlerin de sıkı olması o halının değerinin artmasını sağlar.

Halının ilkel maddesi yündür. Yünler iplik haline getirildikten sonra değişik renklere boyanır ve istenen resimlerin renklerine uygun iplikler kullanılarak, çeşitli renklerden meydana gelmiş halılar örülür.

Türklerde halıcılık, gelişmiş bir sanat durumundadır. Özellikle Gördes, Demirci, Uşak, Sivas, Isparta, Kula halıları ünlüdür.

RAMAZAN « Din

Kamer takviminin dokuzuncu ayı. Müslümanların oruç tutmakla sorumlu oldukları bu ayda, Kur'an gökten inmeğe başlamış ve 23 yılda tamamlanmıştır. Ramazan orucu, hicretin ikinci yılında farz olmuştur. Orucun farzı, gökte ramazan ayının görünmesiyle başlar, şevval ayının görünmesiyle sona erer.

CASAKLANCA « Dünya Coğrafyası

Afrika'nın kuzeybatısında bir liman. Fas'ın eskiden Fransa'ya ait olan bölümünün Atlantik kıyısındaki en büyük şehri ve başlıca limanı olan Casablanca'nın nüfusu 682.000 dir İkinci Dünya Savaşı sırasında burada yapılan konferanslarla ünlüdür.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy