HAZAR DEVLETİ « Tarih
VII. yüzyılın başlarından XI. yüzyılın başlarına kadar Hazar denizi yörelerinde hüküm sürmüş bir Türk devleti. İlkin Hunların ve Gök . Türklerin egemenliğinde yaşamış olan Hazal Türkleri, VII. yüzyılın başlarında Hazar denizinin kuzeyinde bir devlet kurmuşlar, zamanla kurdukları bu devlet Volga ve Dinyester nehirleri çevresinde
Kafkasları, Azerbaycan’ı, Kırım'ı içine alan kuvvetli bir devlet durumuna geçmiştir. IX. yüzyılda, Peçeneklerin saldırıları karşısında, Kırım'da kuvvetten düşmüş bir halde kaldılar. XI. yüzyılın başlarında da Bizans ve Rusların akınları karşısında tarih sahnesinden çekildiler.
DİSPANSER « Devlet
Hastaların ayakta bakılıp parasız ilâç verildiği bakım evi. Dispanser her türlü hastalığa bakılacak şekilde düzenlediği gibi, belirli hastalıklara bakacak şekilde düzenlenebilir (Verem dispanserleri, trahom dispanserleri, çocuk dispanserleri gibi).
Dispanserlerin bir kısmı devlet tarafından kurulmuştur. Yönetimi devlet eli ile olur. Bunun dışında, belediyeyle: işlettiği dispanserler, çeşitli kurura tarafından işletilen dispanserler özel müesseselerin açtığı dispanserler vardır.
Verem dispanserlerinin dışında, genel olarak dispanserlerde yatak bulunmaz. Dispanserlere başvuran hastalara röntgen muayenesi, lâboratuar araştırmaları ve fizik muayeneleri yapılır. muayeneler sonunda, hasta oldukları meydana çıkanların adresleri alınır sağlık fişleri çıkarılır. Bunlara devamlı olarak korunma çareleri ve bakım usulleri öğretilir. Bunun dışında, dispanserlerde, hastahanede tedavi edilip çıkan ve devamlı bakımı gereken hastalara da bakılır.
HADES « Mitoloji
Yunan mitolojisinde cehennem tanrısı. Eski Yunanlıların büyük tanrılarından biridir. Kronos'un oğlu, Zeus ile Poseidon'un kardeşidir. Üç kardeşten cehennem Hades'in hissesine düşmüş, Zeus göklerin, Poseidon denizlerin tanrısı olmuştur. Yeraltından yalnız bir defa çıkmış ve hiç bir tanrıça ve peri onunla evlenmek istemediğinden Demeter'in kızı Persephone'yi kaçırarak cehennem tanrıçası yapmıştır. Sakallı ve Zeus'a benzer şekilde tasvir edilir. Bir taht üzerinde oturur, elinde bir âsa, ayakları yanında bir yılan bulunur. Yer altındaki bütün hazineler onundur. Bu sebeple, Romalılardaki adı “zengin” anlamına “Pluton”dur.
ORHUN YAZITLARI « Tarih
VIII. yüzyılda, Göktürk Devletini yönetenler tarafından diktirilmiş yazılı Türk anıtları. Moğolistan'ın kuzeydoğusunda Orhun adını taşıyan ırmağın yatağında bulunmuştur. Bu yazıtlar Gültekin (Kültiğin) ile Bilge Kaan ve daha başkaları için dikilmiş anıtlardır. Bu yazıtlarda, Türklerin Çinlilerin egemenliğinden kurtulmak için giriştikleri mücadeleyi ve bu mücadelelerin sonunda Göktürk devletinin nasıl yeniden kurulduğu anlatılır ve Türk ulusuna, bu mücadeleden ders alması söylenir.
AİSOPOS AJANS « Haberleşme
Dünyanın her tarafından gelen siyasî, ekonomi, malî, spor ve çeşitli alanlardaki hareketleri, tabiat olaylarını toplayarak telgraf ve telefon yolu ile ve özel bültenlerle halka ve gazetelere yayan kurum.
Dünyada ilk ajans Fransa'da Birinci İmparatorluk devrinde kurulan Havas ajansıdır. Bu örneğe göre başka memleketlerde de ajanslar kurulmuş ve haberleşme tekniğinin ilerlemesi ile bugünkü ileri ve modem seviyelerine ulaşmışlardır.
Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde muhabirleri olan ajanslar, çeşitli olayları telgraf, telefon, radyo yollan ile en kısa zamanda merkezlere bildirirler ve bu merkezler de en kısa zamanda haberleri memleketlerine ve dünyaya bildirecek olan gazetelere, radyolara ulaştırırlar.
Doğrudan doğruya hükümetlerin kontrolü altında olan ajanslar olduğa gibi özel teşekküllerin işlettiği ajanslar da vardır. Memleketimizde bu işi gören en büyük ajans yan resmî bir hüviyeti bulunan Anadolu Ajansıdır.
isimlerinin baş harfleri ile gösterilen ve dünyaca tanınan en meşhur ajanslar şunlardır: A.A. (Türkiye), D. N.B. (Almanya Ajansı), A.F.P. (Fransız), Reuter (İngiliz), Tass (Rusya), U.P. (Birleşik Amerika), İstefani (İtalya).
KALDIRAÇ « Fizik
Bir noktası bir yere dayanan ve bir cismi kolaylıkla kaldırmaya yarayan araçlara kaldıraç denir. Büyük ağırlıkları, kolaylıkla ve fazla kuvvet kullanmadan kaldırdıkları için, kaldıraçlar, günlük hayatta en çok kullanılan araçlardandır. Sırık, maşa, bahçe küreği, fındık kıracağı, terazi, makas, tahterevalli hep birer kaldıraçtır. Kaldıraçlara örnek olarak bir sırığı alıp incelediğimizde bir kaldıraçta, başlıca üç önemli nokta görürüz : 1 - Kuvvet noktası, 2 - Destek noktası, 3 - Direnç noktası.
Kuvvet noktası, ağırlığı kaldırmak için sırığa basılan noktadır. (A).
Destek noktası, sırığın altına konan destektir (B).
Direnç noktası, ağırlığı kaldıran yerdir (C).
Kuvvet noktasından destek noktasına kadar olan yere (yani A C araşma) kuvvet kolu, destekten direnç noktasına kadar (yani C B arası) olan yere de direnç kolu denir.
Bir kaldıraçta önemli olan, kuvvet kolunun, direnç kolundan çok uzun olmasıdır. Kuvvet kolu, direnç kolundan ne kadar fazla uzun olursa, bir ağırlığı kaldırmak için gerekecek kuvvet, o kadar az olacaktır. Bunu, bir formül olarak, şu şekilde yazabiliriz.
Kuvvet X Kuvvet kolu = Direnç X Direnç kolu Kaldıraç çeşitleri :
Kaldıraç, kuvvet ve direnç noktalarının değişik yerlerde olmasına göre adlar alırlar. Üç çeşit kaldıraç vardır:
1 - Birinci çeşit kaldıraçlar : Kuvvet bir başta, destek ortada, direnç ö-teki başta olan kaldıraçlardır.
Makas, terazi, kayık küreği, bir sandığı yerinden oynatmak için sırıkla yapılan kaldıraç, bu cins kaldıraçlardır.
2 - İkinci çeşit kaldıraçlar : Kuvvet (A) başta, direnç (C) ortada, destek (B) uçta olan kaldıraçlardır.
Fındık kıracağı, çekçek arabası bir çeşit kaldıraçlardır.
3 - Üçüncü çeşit kaldıraçlar : direnç (Ç) bir uçta kuvvet (A) ortada, destek (B) öbür uçta olan kaldıraçlar, dır.
Maşa, bahçe küreği bu çeşit kaldıraçlardır.
Bu çeşit kaldıraçlar bizim, her işimizde kullanabildiğimiz kaldıraçlardır. Bunlardan başka, her zaman için, kaslarımız ve kemiklerimiz, çeşitli kaldıraçlar meydana getirerek hareketlerimizi kolaylaştırırlar.